v   DOSYALAR
  v   YAZILAR
  v   { FORUM }
  v   DEFTERE YAZ
  v   SUNULAR
  v   RESİMLER

Menü
Site sayacı
Bugün : 9
Dün : 36
Toplam : 3370912
Sayfa izlenimi aldık..
Yedek
Sizin kodlariniz buraya eklenecek
Öğrenciler, Bu Defa Sizlere!
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   Öğrenciler, Bu Defa Sizlere!

Sevgili gençler,

Hayat denen ve bu uzun gibi görünen –ama laf aramızda gerçekte hiç de öyle olmayan– yolun, yarışın en hızlı kulvarına, etabına girmek üzeresiniz; hepinize kolay gelsin.

Hayatın bu en hızlı ve geleceğinizi belirleyecek olan zorlu döneminde sadece kendiniz için değil, başta aileniz ve çevreniz olmak üzere sizin sahip olduğunuz imkânlara sahip olamayan arkadaşlarınız adına da okuduğunuzu unutmayın. Hayatın zekâtı, başta kendiniz olmak üzere başkalarına faydalı olmaktır.  “İnsanların en hayırlısı başka insanlara karşı en faydalı olandır.” çünkü.

Başta aileniz olmak üzere öğretmenlerinizi ve size emeği geçen herkesi bir şekilde temsil etmektesiniz. Umarım kendi adıma size iyi bir örnek olmuşumdur; kötü ya da olumsuz gördüklerinizi de sizler kendinize ve başkalarına karşı yapmayın. Tavsiye vermekten ziyade davranışlarınızla örnek olmaya çalışın, çünkü insan dilinden önce davranışlarıyla konuşur. Unutmayın ki “Saygı, öncelikle insanın kendisinden başlar ve çevresine yayılır.” Tıpkı güzel görünümlü ya da kokulu çiçekler gibi.

İnsanları eleştirmekten ziyade onlardan istifade etmeye, bir şeyler kazanmaya, daha doğrusu öğrenmeye bakın. En kötü gibi görünen insanlardan bile bir şey öğrenilebilir. Yeter ki o gözle bakmaya çalışın. Hani sormuşlar bir veliye “Edebi kimlerden öğrendin?” diye, o da “Edepsizlerden!” diye cevap vermiş. Bu hususta yeri gelmişken çok önemli ve belirleyici bir husustan sadece bahsedeceğim; ama siz üzerinde iyi düşünün: Kimseyi dışlamayın; ama arkadaş hususunda seçici olun. Hani demişler ya “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!” diye. Arkadaşlarınız size ışık olmalı, ufkunuzu genişletmeli. Kolay tercihlerin bedelinin genellikle ağır olacağını hiçbir zaman unutmayın.

Yarın bir gün pişman olacağınız, “Ah, keşke…” diyeceğiniz hiçbir şeyi yapmayın, yapmamaya çalışın. “İnsan ne ekerse onu biçer!” Hele de insanın ayağının kayabileceği, kaydırılabileceği böylesine bir dönemde. Önce kendinize güvenin; ama gözü kapalı bir şekilde değil. Kendinize güvenmeniz, size güvenenlerin de size inancını arttıracaktır.

Hiçbir zaman geçmişe bakıp hayıflanmayın ki bugünü ıskalamayasınız. Geleceğinizi, geleceğimizi belirleyecek olan, geçmişten getirdiklerinizle bugün yaptıklarınız olacaktır. “Hayat, geçmişe bakılarak anlaşılır; ama ileriye bakarak yaşanılır.” Geçmişi değiştiremezsiniz; zaman nehri sadece bugünden çevrilebilir. Unutmayın ki bugün de yarın geçmiş olacaktır.

Her zaman bir üstünü, daha çoğunu, daha fazlasını hedeflerken her seferinde sahip olduklarınıza da bakarak şükredin. Sizin sahip olduklarınıza sahip olamayanlar bir tarafa, bunların hayallerini dahi kuramayan insanlar olduğunu sakın aklınızdan çıkarmayın. “Hedefiniz büyük olsun; ama küçük şeylerden mutlu olmasını da bilin.”

Kendinizi, yeteneklerinizi keşfederek geliştirmeye çalışın. İnsanın asıl öğretmeni kendisidir. Yeter ki çevrenize ve olaylara alıcı gözlerle ve eleştirel olarak bakabilin. Bu da okumak ve düşünmekle olabilecek bir şey. “Her ne yaparsanız yapın; ama ya en iyisini yapın ya da hiç yapmayın.” Çünkü “Âinesi (aynası) iştir kişinin, lafa bakılmaz.” Başta kendiniz olmak üzere ailenizi, değerlerinizi ve bu toprakları en iyi şekilde temsil ederek başarılarla süslemeye çalışın. 

Asıl başarısızlık, mücadele gücünü kaybetmektir. Bunun için de hiçbir zaman pes etmeyin ve ümidinizi kaybetmeyin. “Parasını kaybeden çok şeyini kaybetmemiş demektir, sağlığını kaybeden çok şeyini kaybetmiş demektir; ama ümidini ve güvenini kaybeden insan her şeyini kaybetmiş demektir.” (Yeri gelmişken ünlü Alman sanayici Robert Bosch’un bir sözünü aktarmadan geçemeyeceğim: “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim.”) Paranın satın alamayacağı şeyler de vardır ve hepiniz bunlara fazlasıyla sahipsiniz. Neler mi bunlar? Peygamber efendimizin bir hadis-i şerifinde buyurduğu üzere: “İnsanların pek çoğunun yanılgıya düştüğü iki nimet vardır: Sıhhat ve boş vakit.” Yeter ki bunların kıymetini bilip en iyi şekilde kullanın. “Yeteneksiz insan yoktur, yeteneğinin farkına varmayan ve/veya geliştirmeyen insan vardır.” Tıpkı “Boşa geçen zaman yoktur, boşa geçirilen zaman vardır.” sözünde işaret edildiği gibi. Başarı, zamanınızı ve yeteneğinizi doğru şekilde kullanmanıza bağlıdır. Bunlar başarı ülkesinin vizeleridir. Olmazsa olmaz yani.

En iyiye giden yolda daha iyisini yapabileceğinize inandığınız müddetçe başarısız olmazsınız. “En iyi, daha iyinin düşmanıdır.” Başarı, bir sonuçtan ziyade, insanın kibre kapılmadan kendisiyle gurur duyması, vicdanının rahat olmasıdır. Bu esnada elbette hata yapacaksınız; ama “En büyük hata, aynı hatayı tekrarlamaktır.”  Ders alınan hata, kötü başlayıp iyi biten bir yolculuk gibidir. Ama her zaman yolun sonunu beklemek de gerekmez. “Zararın neresinden dönülürse kârdır.” Bu arada bazı hataların telafisi olmayacağını da sakın ola unutmayın. Çünkü “Her şey, bir seferle başlar.”

Son olarak gireceğiniz ve bunca zaman gecenizi gündüze katarak çalıştığınız sınavla ilgili bir şeyler yazmak istiyorum: Bu sınav, bütün sınavlar gibi önemli ama her şey demek de değil. Kazanmanız sizin kişisel değerinizi arttırmayacağı gibi kaybetmeniz de değerinizden bir şeyler alıp götürmez. En azından benim gözümde böyle. Ağaca bakarken ormanı gözden kaçırmayın. Sınavdan sınavlara koşarken asıl büyük sınavı gözden kaçırmayın. Asıl büyük sınav hayatın ta kendisidir. Asıl okul da. Ama okulların ve sınavların da “hayat provaları” olduğunu unutmayın. Sizler en iyi okullarda okumaya çalışın. Bu “en iyi”nin de sizlerden başladığını unutmayın. Önemli olan kazanmak ya da kaybetmek değil, mücadele etmek, elinizden gelenin en iyisi yapmak, yapmaya çalışmak ve bundan da zevk almaktır. Eskiler “Gayret bizden, muvaffakiyet (başarı) Allah’tan!” derlerdi. “Niyet hayr, âkıbet hayr!” Niyet ile âkıbet arasını belirleyecek olan da sizsiniz. Daha açık bir ifadeyle sizin gayretiniz, azminiz, cesaretiniz . . .

“Eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır.” demişler.

Tercih sizin; ama hiç unutmayın ki kolay tercihler uzun vadede ağır ve zorlu sonuçlar doğurur.

Her şey bizim için, zorluk da kolaylık da. “Yürüdüğünüz yolda bir zorluk, bir engel yoksa büyük ihtimal size bir yere götürmüyor demektir.”, “Öldürmeyen dert, insanı olgunlaştırır.” ve “Muhakkak ki her zorluk, bir kolaylık ile beraberdir.” Yeter ki zorlukların esiri olmadan kendinize ve çevrenize bakabilesiniz. “Beterin beteri var.”

Sözü balla, sözün en güzel hali olan şiir ile bağlayalım. Benim çok sevdiğim bir türkünün, “Bekle Buğday Tanesi”nin sözleriyle:

 

Bekle kar altındaki buğday tanesi,

Yine onun sularıyla yeşereceksin.

Gözyaşların çare değil; ağlama, büyü,

Başını dik tutabilirsen boy vereceksin.

 

             Her yanında allı morlu

             Güller açar türlü türlü

             Bu fırtına dünden belli, baş edeceksin.

 

                         Korku kâr eylemez bir kez yola düşene,

                         Sen bir aşkın içindesin, yaşayacaksın;

                         Dört yanını börtü böcek sarsa ne çıkar,

                         Toprağa sıkı sarıl, baş edeceksin.

 

                                               Her yanında allı morlu

                                               Güller açar türlü türlü

                                               Bu fırtına dünden belli, baş edeceksin.

 

En büyük hazineniz, kendinize güveniniz, inancınız olsun.

Kendinize güveninizi kaybettiğinizde de size inanan, size güvenen insanları hatırınıza getirin.

Azim ve gayret başlangıcınız, çalışma yoldaşınız, başarı varış noktanız olsun; mutluluk ve esenlik yol boyu size eşlik etsin. Unutmayın ki “Dikensiz gül olmaz.” ve “Gülü seven dikenine katlanır.” Gül uğruna da dikene, dikenlere katlanmaya değer.

Hepiniz birer gülsünüz, kimsenin sizi soldurmasına izin vermeyin, e mi!

“Yolun başı”ndan “yolun sonu”na son bir bakış ile biz de yazımızın sonuna geliyoruz.

“Gençler bilebilseydi, yaşlılar yapabilseydi.” derler. Gençlik ya da yaşlılık öncelikle hayatın belli dönemlerine has bir özellik ya da isimlendirme değildir. Asıl yaşlılık, yeni şeyler öğrenmemek, düşünmemek, dolayısıyla insanın bildiklerini yeterli görüp kendi kendisini bozuk plak gibi tekrar edip durmasıdır. Yaşlılık ya da gençlik, vücutta değil, esas olarak beyinde başlar. Önemli kararlarınızdan önce büyüklerinizi, değer verdiğiniz insanları mutlaka dinleyin; ama son kararı ancak siz verin. “Akıl, yaşta değil baştadır.” demişler; ama ardından da eklemişler: “Aklı başa yaş getirir.” Bir gün herkes gibi sizin de yaşlanacağınızı unutmadan gençliğinizin kıymetini bilin.

Son olarak, yaptığınız her şeyin, ama her şeyin –ama iyi; ama kötü– karşınıza bir gün, bir şekilde çıkacağını ve ummadığınız kadar mutlu olacağınızı ya da tam tersi şekilde üzüleceğinizi hiç ama hiç aklınızdan çıkarmayın.

Kendinize güvendiğiniz müddetçe size güvenen öğretmeniniz.

Sadece sınavda değil, ömür boyu başarı dileklerimle.

“Çalıştığınız kadar kendinize güvenin, kendinize güvendiğiniz kadar da rahat olun.”

 

Adem KARADENİZ


[ Yazar : Adem Karadeniz | Okunma : 750 | Tarih: 07.03.2009 ]
         Oy : 0-Puan : 0



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet (40 %)
Hayır (59 %)
61 - Katılım
Köşe Yazıları

Adem Karadeniz

TARİH YANLIŞ ANLAŞILIRSA BUGÜNÜN AYAĞI KAYAR

İlhan Metinkale

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KISKACINDA TARİH ALGIMIZ

Hilal ZEYBEKOĞLU

Ulubatlı Hasan ve Şehadet Arzusu

Civan ÇELİK

1890’DA JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL GEMİSİ VE ŞEHİTLERİMİZ

Hülya BELGİN

İyiki Varsın Türkçe'm

Ertuğrul GÜNER

SINAVLAR

Rümeysa

Derin Karanlık

Fazlı MACİT

BİZİM

Abdullah Enes GÜNAY

BAŞARILI ÖĞRETMEN
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
 » İddia
BİZEGİTİMCİYİZ
Website motorumuz 2013 AspSitem Ay Yildiz
Bu sayfa: 0.18 saniyede yorumlandı.
toplist.htm dosyasi toplist 1 toplist 2 toplist 3