v   DOSYALAR
  v   YAZILAR
  v   { FORUM }
  v   DEFTERE YAZ
  v   SUNULAR
  v   RESİMLER

Menü
Site sayacı
Bugün : 20
Dün : 28
Toplam : 3374711
Sayfa izlenimi aldık..
Yedek
Sizin kodlariniz buraya eklenecek
İSTİKLÂL MARŞI VE MEHMET ÂKİF ERSOY
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   İSTİKLÂL MARŞI VE MEHMET ÂKİF ERSOY

İSTİKLÂL MARŞI VE MEHMET ÂKİF ERSOY

“Zor zamanlar, büyük kahramanları oluştururlar.”

Geçen yüzyılın, yani 1900’lü yılların başları da o döneme kadar Türk milletinin daha öncesinde görmediği, şahit olmadığı kadar üst üste gelen ve her biri bir öncekinden daha yoğun felaketlerle, acılarla, kayıplarla dolu bir dönem olmuştur.

Trablusgarp Savaşı ile Libya’nın kaybedilmesinin ardından Balkan Savaşlarıyla Balkan yarımadasındaki son topraklarımız da kaybedilmiş ve bir zamanlar üç kıtaya kök salan koskoca Osmanlı Devleti, bir zamanlar tir tir titrettiği Avrupa’dan artık silinme noktasına gelmişti. Bu da yetmezmiş gibi 1. Dünya Savaşı’na girilmiş, başta Çanakkale olmak üzere pek çok cephede kahraman Mehmetçiklerimiz göğüslerini siper ederek savaşmışlar, büyük fedakârlıklar göstermiş; ancak zaten hazırlıksız ve eksik girilen 1. Dünya Savaşı’nda ordumuz tabiatıyla pek çok cephede yenilmekten kurtulamamıştı. Nihayetinde de başını İngiltere ve Fransa’nın çektiği düşman grubu gelip Anadolu’ya, yani yüreğimize, kalbimize dayanmıştı.

Mondros Ateşkes antlaşmasıyla yenilgisi belgelenen Osmanlı Devleti artık son nefesini vermek üzeredir. Ama çıkmadık candan ümit kesilmez ve Türk milleti o dönemin “imkânsızlık şartları”nda yeni bir mücadeleye, bağımsızlık mücadelesine kan ve can verecek, gerektiğinde gazi, gerektiğinde de şehit olmak için cepheye, düşman üstüne gidecektir. İşte bu kahramanlık mücadelesinin maddî yönünü Mustafa Kemal Paşa temsil edecek, onun lider kişiliğinde Kurtuluş Mücadelesi, TBMM’de ete-kemiğe, kurumsal bir kişiliğe bürünecektir.

Ama nasıl ki vücudu yönlendiren, ona istikamet tayin eden, hedef veren bir ruh, bir düşünce varsa bir de o dönemde insanları bağımsızlık mücadelesi için aşka getiren bir ruh, yani mâneviyat vardır ki onu da en üstün bir şekilde kabul edilişinin bugün 86. yıldönümünü kutladığımız “İstiklâl Marşı”mız ve onu yazan Mehmet Âkif Ersoy temsil etmektedir. Evet, Âkif yazmış olduğu “İstiklâl Marşı” ile bağımsızlık ruhunu en iyi, en güzel ve en yoğun ve derin şekilde ifade eden kişidir.

İstiklâl Marşı, sadece yazıldığı dönemde değil, bugün de vatan aşkını, bağımsızlık sevdasını en içten ve en heyecanlı şekilde ifadelendiren coşkun bir imanın eseridir. Âkif’in İstiklâl Marşı’nda millî ve mânevî değerleri birbirleriyle son derece uyumlu ve iç içe kullanmış olması O’nun ustalığını ve doğal olarak da İstiklâl Marşı’nın eşsizliğini, benzersizliğini ortaya koymuştur. Bayrak, hilâl, yıldız, hak, hürriyet, istiklâl, yurt, millet, vatan, kahramanlık gibi millî kavramlar ile iman, şehâdet, helâl, cennet, hudâ, ezan, mâbet vb. gibi dinî öğeleri birbirleriyle son derece ahenkli ve zengin bir bütünlükle kullanan Mehmet Âkif, bunu eşsiz bir ifade gücüyle süslemiştir. Zaten İstiklâl Marşı’na aday olan tamı tamına 724 şiirin arasından Mehmet Âkif’in şiirinin seçilmesi işte bu sebeple boşuna değildir.

İstiklâl Marşı’mızın şairi olan Mehmet Âkif’in bu şiiri hangi şartlarda yazdığını belirtmek için sadece tek bir örnek vermek yeterli olacaktır sanırım: Âkif, Ankara’da kaldığı Taceddin Dergâhı’ndaki odasında zaman zaman vecd ve istiğrak halinde, yani şiddetli bir heyecanla, bağımsızlık ve hürriyet aşkı ile hislenip kendinden geçerek İstiklâl Marşı’nı yazmış, hatta İstiklâl Marşı’nın kimi bölümlerini gece vakitlerinde gelen ilham sonucu o anda kâğıt bulamadığı için önce kaldığı odanın duvarlarına yazmış, sonra kâğıda geçmiştir.

Burada Âkif’in nasıl bir kişiliğe ve ahlâka sahip olduğu üzerinde de iki misal vermek yeterli olacaktır kanaatindeyim: İstiklâl Marşı için açılan yarışta seçilecek eserin sahibine o dönemde çok büyük bir meblağ hediye edilecektir. Mehmet Âkif, sırf bu parayı kabul etmemek, kimse “Âkif, marşı para için yazdı” düşünmesin diye TBMM’nin açtığı bu yarışmaya önce katılmamıştır. Sonradan yakın arkadaşı Hasan Basri Bey’in araya girmesi ve uygun bir çözüm bulmasıyla Âkif, İstiklâl Marşı’nı yazmış ve bu marş, TBMM’de başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere bütün milletvekillerince defalarca ayakta dinlenip alkışlanarak kendiliğinden kabul edilmiştir. Kutlamak, tebrikte bulunmak için Mehmet Âkif’i arayan milletvekillerinin çabası sonuçsuz kalmıştır, zira Mehmet Âkif, daha şiiri okunurken heyecanına dayanamayıp meclisten ayrılmıştır. İşte O, bu derecede mütevazı, yüksek karakter ve ahlâk sahibi bir insandı.

İstiklâl Marşı için verilen ödül parasına gelince, Mehmet Âkif o dönemde bu paraya çok ihtiyacı bulunmasına rağmen bu paranın tek kuruşuna dokunmamış, bu parayı kimsesiz çocukların bakım ve eğitimi, muhtaç durumdaki ailelere yardım için kurulmuş bir hayır kurumuna bağışlamıştır. Ve o dönemde, Ankara’nın dondurucu soğuklarında bir pardösüsü bile olmayan Mehmet Âkif, bir arkadaşından emanet olarak kaldığı pardösüyü kullanmaktaydı.

İşte İstiklâl Marşımız bu şartlarda ve böylesine üstün bir kişiliğe, karaktere ve ahlâka sahip olan Mehmet Âkif tarafından yazılmıştır.

Vefat etmeden kısa bir süre önce bazı arkadaşlarınca ziyaret edilen ve onların “Üstat! İstiklâl Marşı başka türlü yazılamaz mıydı?” sorusuna hitaben Âkif’in verdiği o güzel ve çarpıcı cevap bu hususta çok önemli olup hatırlatılmaya değer zannediyorum: “Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırtmasın!”

İstiklâl Marşı'nı sadece ezberleyerek, ezberleterek değil, ruhunu kavrayıp kavratarak nice 12 Mart'lara.

Bu vesileyle başta Âkif olmak üzere bütün şehitlerimizi saygıyla anar, ruhlarının şâd olması için Fatiha'larımızı onlardan eksik etmememizi ve daha çok çalışmamız gerektiğini hatırlamaktan, hatırlatmaktan öte hiç unutmayalım ve unutturmayalım.

"Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır, Hakka'a tapan, milletimin istiklâl!" 


[ Yazar : Adem Karadeniz | Okunma : 1015 | Tarih: 07.03.2009 ]
         Oy : 0-Puan : 0



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet (43 %)
Hayır (56 %)
110 - Katılım
Köşe Yazıları

Adem Karadeniz

TARİH YANLIŞ ANLAŞILIRSA BUGÜNÜN AYAĞI KAYAR

İlhan Metinkale

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KISKACINDA TARİH ALGIMIZ

Hilal ZEYBEKOĞLU

Ulubatlı Hasan ve Şehadet Arzusu

Civan ÇELİK

1890’DA JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL GEMİSİ VE ŞEHİTLERİMİZ

Hülya BELGİN

İyiki Varsın Türkçe'm

Ertuğrul GÜNER

SINAVLAR

Rümeysa

Derin Karanlık

Fazlı MACİT

BİZİM

Abdullah Enes GÜNAY

BAŞARILI ÖĞRETMEN
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
 » İddia
BİZEGİTİMCİYİZ
Website motorumuz 2013 AspSitem Ay Yildiz
Bu sayfa: 0.17 saniyede yorumlandı.
toplist.htm dosyasi toplist 1 toplist 2 toplist 3