v   DOSYALAR
  v   YAZILAR
  v   { FORUM }
  v   DEFTERE YAZ
  v   SUNULAR
  v   RESİMLER

Menü
Site sayacı
Bugün : 4
Dün : 43
Toplam : 3367556
Sayfa izlenimi aldık..
Yedek
Sizin kodlariniz buraya eklenecek
Derin Karanlık
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   Derin Karanlık

Karanlığın korkunç fısıltıları arasında ilerlemeye çalışıyordu. Fakat bu zamana kadar yaptıkları tekrar tekrar dönüp duruyordu kafasında. Aynı bir golün tekrarının izler gibiydi. Pişmandı yaptıklarından. Fakat af dileme zamanı çoktan geçmişti artık. Şimdi önünde upuzun bir koridor vardı. Rüyalarında kaybolup durduğu koridorlara benzetti bir an.Ucu görünmeyen bir koridor.Koridorun sonunda bir ışık vardı ama çok mat bir ışıktı bu, neye benzediğini tam çözemedi.Belki bir fenerin ışığı da olabilirdi.Tam net değildi.Önünde sanki buhar ya da duman gibi bir şey vardı.
"Biraz sonra dağılır ve bende çıkış yolunu bulurum" diye geçirdi içinden.
Ama şu anda tek görebildiği duvarlardan ve yerden yükselen somut bir karanlık. Onu hissedebiliyordu. Tâ derinlerinde bir korku duydu. Bir yalnızlık hissetti.Evrendeki, küçük, sönük bir yıldızmış gibi hissetti kendini o anda.Hani yıldızlarında bazen sönük olduğu anlar vardır ya işte o anlardan  birini yaşıyordu. Yalnızlık ve korkuyla birleşen karanlık kalbini sıkıştırıyordu. Yürüyemez hale geldiğinde dizlerinin üzerine çöktü. Ve yalnızca düşünmeye başladı. O anda da karanlık onun içindeki tüm duyguları sömürmüştü bile.Ne acı çekiyordu artık ne de düşünebiliyordu.Fakat bilinci hâlâ açıktı.Her şeyi görebiliyor hatırına kaydedebiliyordu.Ve sonunda sömürülecek hiç bir şeyi kalmadığında yeniden bir canlılık kazandığı hissine kapıldı.Hücrelerdeki yenilenmeler gibi duyguları ve hisleri de yenileniyordu.Fakat bunlar alışık olduğu duygular değildi.Hem de hiç alışık değildi.Yerden kalkmak için son bir gayret gösterdi.Etrafındaki hayaletimsi karanlık artık onunla ilgilenmiyordu.Sanki sırası geçmiş bir müşteri gibiydi.Ona ayrılan zaman dolmuş ve bir kenara atılmış hissetti kendini.Karanlık, onun içinden geçti ve gitti.Arkasında ise büyük bir ışık kaynağı bırakmıştı.İnanılmaz derece büyük parlak bir ışık demetiydi.O kadar muazzamdı ki.Hep böyle bir ışığa kavuşmanın hayalini kurmuştu.Ve ona kavuşacağına inanıyordu.Bu hayalini, hatta hayattaki tek hayalinin gerçekleştiğine inanıyordu.Tabi bu hayalse ya da onun için artık her neyse...
     Fakat o parlak ışıkta yavaş yavaş içinden geçiyordu.Umudu kırılmıştı ve tek hayalini de kaybetme korkusuyla elini uzattı son kez ışığa ama o ışık da göründüğünden çok uzaktaydı.Hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını o anda farketmişti.Ve artık yavaş yavaş anlayabiliyordu her şeyi.Işık demeti, onun içinden geçerken öylesine bir sıcaklık hissetti ki daha önce hiç hissetmediği bir ısıydı bu.Adeta iliklerine kadar yanıyordu.İçi alev alev olmuştu.Acı çekiyordu.Bu yüz ifadesinden ve her hareketinden belliydi.Yaşama içgüdüsü deniyordu buna kendini korumaya çalışıyordu elleriyle yüzünü kapıyordu.Çaresizlik içinde kıvranıyordu.Tüm hücreleri zerre zerre yanıyordu.İlk başlarda ılık sular serpilir gibi oluyordu.Daha sonra bu sular üzeriden kabarcıklar halinde yere düşüyordu.Ve yere düşen kabarcıklar da fokurdayarak patlıyordu.Parlak ışık da geride kalıyordu artık ve onunda endişeli bekleyişi devam ediyordu.Her karanlığın sonu bir aydınlığa çıkıyordu ama her aydınlığın sonu da yine bir karanlığa mı çıkıyordu?Bu böle devam mı edicekti yoksa bu aydınlığın sonunda başka bir şey mi vardı ?
   
Tek amacı bu olmuştu artık. Merak ve öğrenme dürtüsü ağır basıyordu. Kim olsa merak ederdi zaten.”Kim etmez ki” diye tekrar geçirdi içinden dudaklarında küçük bir tebessüm oluştu. Fakat o sis bulutunu görünce tebessüm birden kayboluverdi. Sis bulutunun arkasından karmaşık ve boğuk sesler geliyordu. Anlaşılamayan sesler. Sis sesleri boğuklaştırıyor ve anlaşılmaz hâle getiriyordu. Bu arada da vücudundaki ısı artıyordu. Birden küçükken hastalandığı bir anısı geldi aklına. Ateşi kırk dereceye çıkmış ve baygınlık geçirmişti. Dışarıda ki sesleri duyabiliyor ve de anlayabiliyordu fakat cevap veremiyordu. Sık sık da garip kâbuslar görüyordu...
Bir anda kendini o kâbuslardan birindeymiş gibi hissetti. Bu kadar gerçeklik, acı, ve korku bunlar kâbustan öte bir şeydi. Dağılan sisin ardından gelen sesler netlik kazanmaya başlamıştı. Şimdi o kulağına saçma ve bir o kadar da anlamsız gelen sesler artık birer çığlığı andırıyordu. Büyük depremdeki insanların çıkardığı çığlıklar gibiydi. O ânı asla unutamıyordu ve unutmak da istemiyordu aslında. O ân ona her zaman ibret verici olmuştu. Fakat şimdi duyduğu bu çığlıklar yüzlerin, binlerin çığlıkları değildi. Milyonlar hatta milyarların çığlıkları gibiydi. O kadar çoklardı ki. Sisin tamamen dağılmasıyla kömür rengi gözleri o dehşet verici manzarayla karşılaştı. Artık her şeyi anlama vaktiydi. Bulmacada ki boşluklar dolmuştu. Ne bir eksik ne bir fazla. Ve şimdi o da bu dehşet verici manzaranın tam ortasındaydı. Böyle demek sanırım yanlış olmaz.
Her şey bir kez daha açıklığa kavuştu.Yeni duygular...alev alev yanan hücreler..ve milyarlarca acı içinde bağıran çığlıklar...
Her şeyin farkına vardığında direnmeye, kurtulmaya çalıştı bu durumdan ama artık çok geçti.Hareket edemiyordu. Gözlerini bir an için kendi vücuduna bakmak için oynattı ve ikinci kez dehşete düştü.”Ten” i denen bir şeyi yoktu artık. Hücrelerinin çabucak ve alev alev yanmasının sebebi buydu belli ki. Zaten oynatabildiği gözlerde artık bildiği gözleri değildi.

                                                        SON SÖZ

Artık onun için her şey bir karanlık bir geceden ibaret. Şimdi O cennetten ve saf, parlak ışıktan yoksun bir yerde...
Şimdi O, cehennemin en derin kuyularında, O milyarlarca çığlıktan biri.


[ Yazar : Rümeysa | Okunma : 3456 | Tarih: 12.03.2009 ]
         Oy : 12-Puan : 53



Son 5 Yorum

Ekleyen: ziyaretcin
Resimler Sadece üyeler içindir!  hahahahaaa
Tarih : 23.03.2012 15:38:20

Ekleyen: eliz
BUNU SENMİ YAZDIN_?
Tarih : 06.03.2010 11:06:16




Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet (41 %)
Hayır (58 %)
29 - Katılım
Köşe Yazıları

Adem Karadeniz

TARİH YANLIŞ ANLAŞILIRSA BUGÜNÜN AYAĞI KAYAR

İlhan Metinkale

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KISKACINDA TARİH ALGIMIZ

Hilal ZEYBEKOĞLU

Ulubatlı Hasan ve Şehadet Arzusu

Civan ÇELİK

1890’DA JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL GEMİSİ VE ŞEHİTLERİMİZ

Hülya BELGİN

İyiki Varsın Türkçe'm

Ertuğrul GÜNER

SINAVLAR

Rümeysa

Derin Karanlık

Fazlı MACİT

BİZİM

Abdullah Enes GÜNAY

BAŞARILI ÖĞRETMEN
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
 » İddia
BİZEGİTİMCİYİZ
Website motorumuz 2013 AspSitem Ay Yildiz
Bu sayfa: 0.09 saniyede yorumlandı.
toplist.htm dosyasi toplist 1 toplist 2 toplist 3