v   DOSYALAR
  v   YAZILAR
  v   { FORUM }
  v   DEFTERE YAZ
  v   SUNULAR
  v   RESİMLER

Menü
Site sayacı
Bugün : 4
Dün : 58
Toplam : 3373491
Sayfa izlenimi aldık..
Yedek
Sizin kodlariniz buraya eklenecek
II. ABDÜLHAMİD VE PETROL HARİTASI
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   II. ABDÜLHAMİD VE PETROL HARİTASI

Osmanlı padişahları içersinde en fazla tahta kalan ve siyasi manevralarıyla Avrupa’yı çok şaşırtan II. Abdülhamid, tahtta kaldığı 33 yıl boyunca Osmanlı Devleti’ni içine düştüğü yıkılış sürecinden kurtarmak ve eski gücüne kavuşturmak için çalıştı. Bu amaçla bizzat kendisi tarafından icra edilen pek çok proje vardır. Bu projelerden bazıları şunlardır; Hicaz Demiryolları, Hamidiye Alayları ve petrol projesidir.
   Abdülhamid, bu projeleri Osmanlı Devleti’nin geleceği için önemli görerek tasarlamış ve uygulamaya koymuştur. Bu projelerin en önemlilerinden biri de  petrol projesidir.
    Haftalık haber dergisi Aksiyon'un 06/11/2006 sayısında yer alan habere göre Sultan II. Abdülhamid özellikle 1800'ün son çeyreğinde tüm dünyada gündeme gelen ve stratejik bir maden olduğu kabul edilen petrol için büyük çaba harcadı ve bir heyet oluşturarak petrol arama çalışmalarını başlattı. Bunun sonucunda petrol bulunan bölgeleri gösteren bir harita hazırlattı. 
   II. Abdülhamid, XIX.yüzyıl boyunca sömürgecilik faaliyetleri açısından önem taşıyan kömürün yerini, gelecekte petrolün alacağını bilerek, sömürgeci Avrupa devletlerinin gelecekte Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini petrolün şekillendireceğini düşünüyordu. Bu nedenle petrol arama çalışmalarına başladı. Ancak yetişmiş jeoloji ve maden mühendisi olmaması Devlet-i Aliye'nin elini kolunu bağlıyordu. Fakat uğruna savaşların çıkartılacağı, yeni bir dünya düzeninin oluşturulacağı petrolün ehemmiyetini anlayan Abdülhamid, sıkıntıları kendi fedakarlıkları ile aştı. Hazine-i Hassa'dan, yani padişahın şahsi malından ödenek çıkartılarak geniş kapsamlı bir petrol rezervi çalışmasına girildi. Sultan'ın kendi parasıyla yaptırdığı çalışmada yabancı ve yerli mühendisler yer aldı. Musul ve Bağdat havalisinde, Dicle ve Fırat nehirleri havzasında petrol taraması yapıldı. Alman maden mühendisi Paul Groskoph ve Habip Necip Efendi yönetimindeki araştırma ekibi çalışmalarını 22 Ekim 1901'de Sultan II. Abdülhamid'e sundular


Bu zamana kadar söylenen ancak mahiyeti hakkında bir bilginin bulunmadığı "Sultan'ın petrol haritası" sadece Güneydoğu'da değil, Hakkâri ve Bitlis gibi illerde de petrol bulunabileceğini öngörüyor. Haritayı hazırlayan heyet, Bitlis Suyu denilen çayın kıyısı boyunca önemli petrol rezervleri tespit etmiş. Heyetin başkanı Paul Groskoph, petrol noktalarını tek tek tespit ettiklerini aktarırken, takip ettikleri güzergâhı da detaylı bir biçimde anlatıyor. Petrol havzasını dolaşan Paul, Siirt tarafında ve Dicle Nehri kıyısında zengin petrol rezervlerinin bulunduğunu belirtiyor. Dicle Nehri kıyısındaki noktalarda yeterli araştırmayı yükselen sulardan dolayı yapamadıklarını da raporuna ilave eden Paul, nehrin kıyısı dışında, Dicle'nin kıyı şeridi boyunca uzayıp giden yüksek dağlarda da petrol bulunduğunu kaydetmiş. Yine de o dönemin teknik imkanları açısından 90 metre yükseklikteki bu dağlardan petrolün çıkarılması ve nakliyatının zor olacağını raporuna eklemeyi de  unutmamıştır.
   Güneydoğu Anadolu'nun neredeyse tamamı ve Doğu Anadolu'nun bir kısmını kapsayan petrol haritasında Diyarbakır, Mardin, Bismil, Hazro Çayı etrafı, Sinan, Batman Çayı etrafı, Dicle bölgesi, Midyat, Bedran, Tulan, Siirt, Botan Çayı etrafı, Habur, Fındık, Cizre, Habur Çayı etrafı, Bitlis Çayı kıyısı ve Hakkâri (Çölemerik)'de önemli petrol yataklarının bulunduğu kaydediliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da çalışmalarını tamamlayan heyet daha sonra bugün Irak sınırları içinde kalan merkezlerde petrol taramasına devam etmiştir. Kerkük, Babagürgür, Zaho, Süleymaniye, Bağdat, Musul ve Altınköprü'deki petrol noktaları kilometre ve yerleşim yerlerine göre yön tayini yapılarak kayıt altına alınıyor. Raporda Kerkük ve şehre 15 kilometre uzaklıktaki Babagürgür bölgesinde yoğun miktarda petrol rezervinin bulunduğu belirtiliyor. Babagürgür bölgesinin II. Abdülhamid'in şahsî malı olduğu, ve bu topraklarda Türkiye'deki Nefçi ve Doğramacı ailesinin pay sahibi olduğu biliniyor.


Ekip yaptığı tetkikler sonucunda en kaliteli petrolün Bağdat yakınlarındaki El-Kayra ile Mendel'de olduğu sonucuna da varıyor.
Ulaşımın Dicle'de sal üstünde, karada da at ve eşek sırtında yapıldığı bir dönemde aylarca süren bir çalışma sonunda Başmühendis Paul Groskoph, ince detayların yer aldığı raporun sonuna iki önemli noktayı da ilave etmeyi unutmuyor: "Dicle ve Fırat nehirleri havzasında zengin ve mühim petroller bulunuyor. Bunların işletilmesi ve pazarlanması için Bağdat'a uzanan bir tren yolu lâzım. 1889'da inşaatına başlanan ve 1902'de biten demiryolu petrolün Anadolu'ya taşınmasını sağlayacaktır. Bunun için ana hatta sadece birkaç ilave ek hattın yapılması yeterlidir."  Başmühendisin ikinci notu ise iyi değerlendirilmesi durumunda bu petrol coğrafyasının gelecekte dünyanın en önemli merkezlerinden biri olacağı şeklindedir.
Bu açıdan Abdülhamid, döneminde yapılan Hicaz Demiryollarının da bu projeye büyük katkı sağlayabileceğini düşünmek gerekir. Balkanlardan, Anadolu’ya ve Hicaz (Mekke-Medine) bölgesine uzanan bu demiryolu sayesinde petrol kolayca iç pazara ve dış pazara taşınabilecekti.
Kısa bir zamanda bu kadar noktada tarama yaptırarak günün kıt imkânlarına rağmen petrol tespitini belgelendiren Sultan II. Abdülhamid'in saltanat ömrü petrol çıkartmaya yetmedi. 1901’de petrol bölgelerini tespit eden ve 1902’de Hicaz Demiryolları’nı tamamlayan II. Abdülhamid, 31 Mart vakası sonrası Hareket Ordusu tarafından  1909’da tahttan indirildi. Tarihî  süreç düşünüldüğünde 1914-1918 I.Dünya Savaşı ve arkasında Kurtuluş Savaşı le uğraşan Türkiye, bu projeleri değerlendirmeye alamadı.
Burada üzerinde önemle durulması gereken nokta II. Abdülhamid’in geleceği gören politikasıdır. Petrolün gelecekte önemli bir madde haline geleceğini ve uğruna savaşlar çıkacağını düşünen Abdülhamid, petrol noktalarını belirleyerek ve belki de  gelecekte çıkartarak dünya siyasetine ağırlığını koymak istiyordu.
Önemli bir hususta o devrin kısıtlı imkanlarına rağmen araştırmaların yapılmasıdır. Fırat ve Dicle havzasının sarp dağlık ve zor şartları içersinde çalışmaların tamamlanıp petrolün varlığının tespitidir.
İlginç olan şudur ki; petrol haritasında Irak bölgesinde belirtilen noktalarda petrol çıkarılmasıdır. Hatta, haritada belirtilen ve daha yeni açılan kuyularda bile petrol çıkmaktadır. Bu da Abdülhamid’in çalışmalarının tutarlılığını ve ileri görüşlülüğünü kanıtlamaktadır.   
'Sultan'ın petrol haritası' Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulacak olan "Osmanlı Döneminde Irak" isimli kitapta yer alacak. Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Budak, bu çalışmayla Irak'taki Osmanlı'yı kamuoyuna sunacaklarını belirtiyor. Kitabın editörlüğünü yapan Cevat Ekici de kitaptaki birçok belge ve çizimin, özellikle de petrol bölümündeki haritaların halen üzerinde çalışılmaya değer belgeler olduğunun altını çiziyor.
Ben askerliğimi Şırnak’ta yaptım ve şu yukarıdaki haritadaki noktaları tek tek biliyorum. Sınırın öbür tarafında petrol çıkarken bu tarafında çıkmaması imkânsız. Ayrıca 2006 yılında Mardin-Suriye sınırındaki ipek yolu diye bilinen bölgede de petrol bulundu. Ve makineler çalışmaya başlamıştı. İlginç olan Şırnak’ın o zor şartlarında ve bundan 100 yıl önce bu çalışmanın yapılmış olmasıdır. Zira bu bölgelerde bırakın insanı katırlar bile zor ayakta kalır. Bu da gösteriyor ki Abdülhamid Han bu ülkenin yetiştirdiği en ileri görüşlü ve kararlı insanlardan birisiydi. İnşallah insanlar değerini bir gün anlarlar 

Civan ÇELİK


[ Yazar : Civan ÇELİK | Okunma : 1050 | Tarih: 07.03.2009 ]
         Oy : 2-Puan : 6



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet (45 %)
Hayır (54 %)
95 - Katılım
Köşe Yazıları

Adem Karadeniz

TARİH YANLIŞ ANLAŞILIRSA BUGÜNÜN AYAĞI KAYAR

İlhan Metinkale

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KISKACINDA TARİH ALGIMIZ

Hilal ZEYBEKOĞLU

Ulubatlı Hasan ve Şehadet Arzusu

Civan ÇELİK

1890’DA JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL GEMİSİ VE ŞEHİTLERİMİZ

Hülya BELGİN

İyiki Varsın Türkçe'm

Ertuğrul GÜNER

SINAVLAR

Rümeysa

Derin Karanlık

Fazlı MACİT

BİZİM

Abdullah Enes GÜNAY

BAŞARILI ÖĞRETMEN
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
 » İddia
BİZEGİTİMCİYİZ
Website motorumuz 2013 AspSitem Ay Yildiz
Bu sayfa: 0.17 saniyede yorumlandı.
toplist.htm dosyasi toplist 1 toplist 2 toplist 3