v   DOSYALAR
  v   YAZILAR
  v   { FORUM }
  v   DEFTERE YAZ
  v   SUNULAR
  v   RESİMLER

Menü
Site sayacı
Bugün : 13
Dün : 44
Toplam : 3370493
Sayfa izlenimi aldık..
Yedek
Sizin kodlariniz buraya eklenecek
MİSYONERLERE AÇIK MEKTUP 3
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   MİSYONERLERE AÇIK MEKTUP 3

MİSYONERLERE AÇIK MEKTUP 3

DÖRT İNCİL ARASINDA GÖRÜLEN ZITLIK ve İHTİLAFLAR

İsa Peygamberin nesebi hakkında, Malta ve Luka İncilleri arasındaki ihtilaf büyüktür.
 Matta İncillerinde, İsa aleyhisselamın babaları olarak yazılı isimler şunlardır : “İbrahim,İshak,Yakup,Yahuda,Faris,Hetsron,Pram,Aminabad,Nahşon,Salmon,Buaz,Obid,Yese,Davud,

Süleyman,Rehobeam,ağabeyya,Asa,Yehaşafat,Yoram,Uzziya,Yotam,Ahaz,Hazkiya,Manesse,Amon,

Yoşiya,Yekonya,Saltoil,Zerubabel,ağabeyhud,Elyakim,Azor,Sadok,Ahim,Eluid,

Eliazer,Mattan,Yakub,Yusuf(Meryem’in zevci).” Luka İncilinin 3. babının yirmi üçüncü ve sonraki ayetlerinde ise : “Taruh,İbrahim,İshak,Yakub,Yahuda,Faris,Hasron,Aram,Aminabad,Nahşon,Salmon,Buaz,Obid,Yessi,Davud,

Natan,Mattasa,Minan,Milya,Elyakim,Yonan,Yusuf,Yahuda,Sem’un,Lavi,Metsad,Yorim,Elizar,Yusa,Eyr,Elmodam,

Kosam,Addi,Melki,Neyri,Saltoil,Zerubabel,Risa,Yuhanna,Yahuda,Yusuf,Şemi,Mattasiya,Mahat,Necay,

Hesli,Nahum,Amos,Metasiya,Yusuf,Yana,Melki,Lavi,Metsat,Heli,Yusuf(Meryem’in zevci).”olarak yazılır.

1- Matta’ya göre ,İsa Aleyisselamın babası denilen Yusuf,Yakub’un oğludur.Luka’ya göre ise Helen’in oğludur.Matta,hazret-i İsa’ya yakın bir kimsedir.Luka da Petrus’un taleblerinindendir.Bunlar,kendilerine yakın olan bir zatı,inceleyerek,araştıracak kimselerdendir.Böyle olduğu halde,İsa aleyhisselamın dedesi dedikleri kimseyi tahrik edip,araştırarak doğrusunu yazamazlar ise,yazdıkları diğer rivayetlerin doğruluğuna,nasıl itimat edilir,bunlara kim inanır ?

2- Matta’ya göre, Davud aleyhisselamın oğlu Süleyman aleyhisselamdır.Luka’ya göre Davud aleyhisselamın oğlu Süleyman aleyhisselam değil, Natan’dır.

3- Matta,Şaltoil,Yekniya oğludur,diyor.Luka ise Neyri oğludur,diyor.Matta’da,Zerubabel’in oğlunun adı ağabeyhud,Luka’da ise Risa’dır.Şuna da çok hayret edilir ki,Birinci tarihlerin üçüncü babının on dokuzuncu ayetinde,Zerubabel’in oğullarının isimleri;Meşullam ve Hananye olarak yazılıdır.İçlerinde Ağabeyhud ve Risa yoktur.

4-Matta’nın 1.babının 17. ayetine göre,İbrahim aleyhisselamdan Yusuf-ü Neccar’a kadar İsa aleyhisselama atfedilen dedelerin sayısı kırk iki batındır.Halbuki yukarıda yazılı isimler sayıldığı zaman,yalnız kırk kişi vardır.Luka’nın beyanına göre ise,bu adet elli beş kişiye ulaşır.

 İsa aleyhisselam babasız dünyaya gelmiştir.Fakat Yahudiler,O’na (haşa) veled-i zina diye iftiralarında ısrar ederken,Hıristiyanların baba tarafından kendisine bir neseb isbat etmeleri ve İsa alyhisselamın babası olmayan Yusuf’u O’nun babası kabul etmeleri de,pek şaşılacak bir gaflet ve çelişkidir,tenakuzdur.Kur’an-ı kerimde,İsa aleyhisselam için gelen ayet-i kerimelerde, “İsa ibni Meryem,yani Meryem’in oğlu İsa” tabiri kullanılır.Kur’an-ı kerimde İsa aleyhisselamın babası olmadığı açıkça bildirilmiştir.

5- Matta’nın 1. babının,20. ayetinde diyor ki : “Rabb’in meleği,rüyada ona görünüp,ey Yusuf,Meryem’i zevceliğe kabul etmeğe korkma!Zira onun Ruh-ul Kudüsten bir oğlu olacak.o’na İsa ismini koy,dedi.) 24. ayetinde ise ;”Yusuf uyanınca meleğin dediği gibi yaptı ve çocuğun ismini İsa koydu.” Demektedir.

Luka’nın 1. babında ise,Cebrail aleyhisselamı yani meleği görenin bizzat hazret-i Meryem olduğu bildirilmektedir.Bu babın 31. ayetinde meleğin hazret-i Meryem’e ; “Sen yakında hamile olup bir oğlan dünyaya getireceksin,ismini İsa koyacaksın.” Dediği bildirilmektedir.
6- Matta’da meleğin Yusuf’a rüyada ; Luka’da ise meleğin hazret-i Meryem’e bizzat göründüğü yazılır.

7- Matta İncilinin 1.babının 23. ayetinde ; “İşte kız hamile kalacak ve bir oğlu olacak ve O’nun adını Emanuel koyacaklar.” Diye yazılır.Bu da yanlıştır.Çünkü İsa aleyhisselam kendi isminin Emanuel olduğunu hiç söylememiştir.

8- İsa aleyhisselamın Emanuel diye isimlendirilmesine aşağıdaki kıssa da manidir.Şöyle ki :
 
 Aram padişahı Rasin ve İsrail padişahı Fakah orduları ile birlikte Yahudi padişahı olan Ahaz bin Yotam ile harb etmek için Kudüs’e geldiklerinde ; Ahaz bunların ittifakından çok korktu.Cenab-ı Hak,Ahaz’a teselli vermek için,İşaya aleyhisselama vahyetti.O da ;”Ey Ahaz korkma.Bunlar seni yenemezler.Yakında bunların saltanatları yıkılıp,yok olacaktır.” Diye Ahaza müjde verir.Buna alamet olmak üzere ;”Bir genç kadın hamile olup,bir oğlu olacak ve bu çocuk iyi ile kötüyü fark etmezden evvel,bu iki melikin mülkleri harap olacaktır.” Diyerek Rasin ile Fakah’ın mülklerinin yok olacağını beyan etti.Fakah’ın mülkünün harap olması bu haberden tam yirmi bir sene sonra oldu.O halde bu çocuk Fakah’ın mülkünün harap olmasından önce doğmuş olmalıdır.Halbuki hazret-i İsa’nın dünyaya gelişi,Fakah’ın ülkesinin yok olmasından yedi yüz yirmi bir sene sonra olmuştur.

9- Matta incilinin 2. babında Yusuf-ü Neccer’ın, Hirodes’in korkusundan hazret-i Meryem’i ve İsa aleyhisselamı alarak,Mısır’a gittiği bildirilmektedir.Yine 2. babının on beşinci ayeti ise ;”Hirodes’in ölümüne kadar orada kaldı.Ta ki,Peygamber vasıtası ile söylenilen: Oğlumu Mısır’dan çağırdım,diye Rabb’in sözü yerine gelsin.” şeklindedir.

 Burada Peygamberden murad hazret-i Yuşa’dır.Matta’yı yazan İncil sahibi,burada Ahd-i Atik’in Yuşa (Hosea) kitabının 11. babından birinci ayete işaret etmiştir.
 Bu da yanlıştır.Çünkü bu ayetin İsa aleyhisselam ile bir münasebeti yoktur.Ayetin aslı 1811 yılında basılan arabi tercümesinden yazılı olduğu gibi ;”Ben İsrail’i çocukluğundan beri sevdim ve onun evladını Mısır’da davet ettim.”dir.Bu ayet,hazret-i Musa zamanında Beni-İsrail-e,Allahü tealanın ihsanını gösterir.Matta İncilini yazan,Ahd-i Atik’in bu ayetini değiştirecek çoğul olan evlad (çocuklar) kelimesi yerine İbn (oğul) kelimesini getirmiş ve 3. şahıs zamiri yerine 1. şahıs zamiri kullanmıştır.

 Yuşa kitabının 11. babının ikinci ayeti, “Onlar çağrıldıkça yüz çevirirler.Baale [İlyas aleyhisselamın kavminin putları],kurbanlar kestiler.” Manasında olduğundan,bu ahval hazret-i İsa’nın hakkında doğru olmaz.Yahudiler milattan 536 sene evvel,yani Babil esaretinden kurtulduktan sonra,putlara tapmaktan tövbe ettiler ve putlardan yüz çevirdiler.Bir daha hiç putlara tapmadılar.

10- Matta İncilinin 2. babının 19. ayeti ve devamında ;”Hirodes’in vefatından sonra Rabb’in meleği Mısır’da Yusuf’a rüyada görünüp,kalk annesi ile çocuğunu alıp,İsrail diyarına git,dedi.O dahi ikisi ile birlikte,gelip Galile semtine gitti ve Nasıralı ismi verileceğine dair,Peygamberin sözü yerine gelsin diye,Nasıra denilen kasabaya gelip,orada oturdu.” Demektedir.

 Bu da yanlıştır.Peygamberlerin kitaplarının hiç birinde,böyle bir söz yoktur.Yahudiler bu sözü yalan ve iftira diyerek inkar ederler.Hatta Yahudiler,Nasıra şöyle dursun,Galile ilçesinden bile bir peygamber çıkmadı inancındadırlar.Yuhanna’nın 7. babının 52. ayetinde de açıkça bildirilmiştir ki ;”Cevap verip ona dediler: Yoksa sende mi Galile’densin? Ara ve bak ki,Galile’den hiç Peygamber çıkmamıştır.” Şeklindedir.Yuhanna’nın bu ayeti,Matta’nın yukarıda zikr ettiğimiz ayetine tekzip etmektedir.Protestan papazların bu hususta daha ziyade malumatları var ise,beyan etmelidirler.

11- Matta’nın 4. babının başında yazılı olduğu gibi;şeytan,İsa aleyhisselamı imtihan etmek ister.Ruh tarından çöle götürülür.Kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıkır.Daha sonra şeytan İsa aleyhisselamı mukaddes şehre götürüp,mabedin kubbesi üzerine çıkarır.”Eğer Allahın oğlu isen,kendini aşağıya at!O meleklerine emredecek,seni elleri üzerinde taşıyacaklardır.”dedi.İsa,şeytana;” Rabb tecrübe edilmez.”dedi.Sonra bir dağ başına götürüp;”Bana secde edersen dünyanın bütün memleketlerini sana veririm.”dedi.İsa şeytana;”Def ol,karşımdan çekil.Yalnız Rabb’e secde edilir,yalnız O’na ibadet edilir.”dedi.
 
Markos’un 1. babının 12 ve daha sonraki ayetlerinde;”Ruh,İsa’yı çöle sevk etti ve şeytan tarafından imtihan olunarak kırk gün çölde kaldı.Vahşi hayvanlarla beraber idi.Melekler de O’na hizmet ediyorlardı.”demektedir.Burada,şeytanın imtihan şekli ve kırk gün,kırk gece oruç tuttuğuna dair bir söz yoktur.

12- Yuhanna’nın 1. babının 19,20 ve 21. ayetlerinde diyor ki: “Yahudiler Yahya’ya,sen kimsin,diye kendisine sormak için kahinlerle haber gönderdikleri zaman,Yahya,ben Mesih değilim dedi.Öyle ise sen kimsin,İlya mısın?dediklerinde,Yahya,İlya ben değilim,dedi.”
 
Matta İncilinin 11. babında ise İsa aleyhisselam İlya’nın Yahya aleyhisselam olduğunu söylemektedir.
 
Bu iki sözden Haşa,ya Yahya aleyhisselam veya İsa aleyhisselamın sözü yanlıştır.

13- Luka İncilinin 1. babında Zekeriya aleyhisselama hazret-i Yahya’yı müjdeleyen melek,Yahya’nın vasıflarını beyan ederken,17. ayetinde;”Sana verilecek oğul,İlya’nın hikmet ve faziletiyle ve O’nun ruhunda olarak,babalarının kalplerini oğulları ve asileri,Salihlerin ilmine döndürmek için Beni İsrail önünde yürüyecektir.”demiştir.
 
Bu ayet yukarıda bildirdiğimiz Matta’nın 11 . babındaki ayete zıttır.Çünkü,Yahya’nın kendisinin hem İlya olması,hem de İlya’nın hikmet ve faziletiyle vasıflandırılması mümkün değildir.

14- Luka’nın 4. babının 24,25 ve 26. ayetlerinde ;”İsa dedi ki:Gerçekten size derim ki,İlya’nın günlerinde sema üç yıl altı ay kapanıp,bütün yeryüzünde büyük kıtlık olduğu zaman,İsrail’de çok dul kadın vardı.Fakat İlya onlardan hiçbirine gönderilmedi.Yalnız Sayda diyarında,Sarabdaya’da bir dul kadına gönderildi.”demektedir.
 
Bu ahval Yahya aleyhisselam zamanında olmadığından,Matta rivayetine muhalifliği,zıtlığı ortadadır.Çünkü Matta İncilinde Yahya aleyhisselamın İsa aleyhisselam ile aynı zamanda yaşadığı ve O’nun İlya olduğu bildirilmektedir.Halbuki Luka İncilinde bildirilen semanın üç yıl,altı ay kapalı kalması,İsa aleyhisselam ve Yahya aleyhisselam zamanında böyle bir hadise olmamıştır.

15- Luka’nın 9. babının 53,54 ve 55. ayetlerinde;”İsa,Orşilim(Kudüs) e gelirken, Samiriyeliler İsa’yı kabul etmediler.Şakirdlerinden Yakup ile Yuhanna bunu görünce İsa’ya hitap ederek Ya Rab, ister misin[İlya’nın yaptığı gibi] gökten ateş insin ve onları helak etsin, diye emredelim dediler.”demektedir.
 Buradan da anlaşılıyor ki,İsa aleyhisselamın havarileri dahil,İlya’nın kendilerinden daha önce yaşadığını ve Yahya’nın,İlya olmadığını biliyorlar idi.Bu da Matta’nın rivayetine zıttır.

16- Markos’un 10. babı 18. ayetinde İsa aleyhisselam kendisene “İyi muallim” diyen kimseyi azarlayarak;”Niçin bana,iyi,diyorsun.Bir olan Allah’tan başka kimse iyi değildir.”
 
Yuhanna İncilinin 10. babı 11. ayetinde, İsa aleyhisselamın kendisi için iyi dediği yazılıdır.
 
Markos’ta iyiliği reddeden İsa aleyhisselam, Yuhanna’da kendisinin iyi olduğunu söylemekteydi. İki söz arasındaki tenakuz ortadadır.

17- Markos’un 1. babının 6. ayetinde:Yahya’nın, çekirge ve yaban balı yediğini yazmaktadır.
 
Matta ise,11. babının 18. ayetinde, Yahya’nın yemediğini ve içmediğini yazmaktadır. Söyledikleri birbirine tam terstir.

18- Yuhanna İncilinin 1. babın 32. ve devamındaki ayetlerinde;”Yahya şehadet edip dedi ki: Ben ruhun semadan, güvercin gibi indiğini gördüm. Ruh O’nun (İsa’nın)  üzerinde kaldı. Ben onu bilmezdim. Fakat, su ile başkalarını vaftiz etmek için beni gönderirken bana dedi:Ruh kimin üzerine inip kaldığını görürsen,Ruh-ül Kudüs ile vaftiz eden odur.”demektedir.
 
Bu rivayete göre Yahya, İsa aleyhisselamı önceden bilmiyordu.Ruh indiği zaman bildi.Bu rivayet,yukarıda bildirdiğimiz,Matta’nın 3. babının 13,14 ve 15. ayetlerine zıttır.

19- Yuhanna İncilinin 5. babının 31. ayetinde, İsa aleyhisselam der ki:”Eğer ben kendi nefsim için şehadet edersem,şehadetim doğru olmaz.”
 
Üçüncü babının 11. ayetinde yine,İsa aleyhisselam der ki:”Biz bildiğimizi söyler ve gördüğümüze şehadet ederiz.”Bu iki cümle arasındaki tenakuz muhakkaktır.

20- Matta İncilinin 10. babının 27. ayetinde;”Benim size karanlıkta söylediğimi aydınlıkta söyleyin ve kulağınıza söylediğimi damlarda bağırın.”demektedir.
 
Luka’nın 12. babının 2. ayetinde ise:”Karanlıkta söylediğiniz her şey, aydınlıkta işitilir.Gizli olarak kulağa söylediğiniz şeyler damlar üzerinde ilan edilir.”demektedir.Görülüyor ki, söz tek bir kaynaktan alınmış, fakat sonradan tahrif edilmiş,değiştirilmiş.

21- Matta İncilinin 26. babının,21 ve daha sonraki ayetlerinde:”İsa Havarilerle yemek yerken, onlara hitaben:Sizden biri beni ele verecektir, dedi.Onlar da çok üzülüp, her biri O’na:Ey efendimiz, o kimse ben miyim? demeğe başladı. İsa onlara:Benim ile beraber elini sahana batıran beni ele verecektir,dedi.Onu ele veren Yahuda:Ey muallim ben miyim?dedi.İsa ona:Söylediğin gibidir, dedi.”
 
Yuhanna İncilinin 13. babının 25 e 26. ayetlerinde İsa aleyhisselama kendisini ele verecek kimsenin kim olduğu sorulunca, lokmayı batırıp kendisine vereceği kimse,diye cevap vermiştir.İki cevap arsındaki fark ortadadır.

22- Mattanın 26. babında,Yahudilerin, hazret-i İsa’yı nasıl yakalayıp hapsettiklerini anlatırken,kırk sekizinci ayetinden itibaren diyor ki:”Yahuda, İsa’yı yakalamak için memur olanlara:Ben kimi öpersem onu tutun, diye işaret vermişti.Hemen İsa’nın yanına gelip;selam sana ey muallim diyerek, Onu öptü.İsa da ona:Arkadaş niçin geldin? Dedi. O zaman memurlar yaklaşıp (İsa’yı) tuttular.”
 
Yuhanna’nın 18. babının üçüncü ve daha sonraki ayetlerinde ise diyor ki:”Yahuda bir bölük asker ile başkahinler ve Ferisilerden memurlar alıp, fenerli ve meş’aleli ve silahlı olarak,[hazret-i İsa’nın şakirdleriyle beraber bulunduğu]bahçeye geldiler. İsa da başına gelecek bütün şeyleri bilerek çıkıp,onlara:Kimi arıyorsunuz? dedi. Nasıralı İsa’yı diyerek cevap vermeleri ile İsa onlara:Benim,dedi.Onu ele veren Yahuda da onlarla beraber duruyordu.İsa’nın bu cevabından, onlar gerileyip yere düştüler.Tekrar İsa onlara:kimi arıyorsunuz? diye sordu. Onlar:Nasıları İsa’yı dediler.Hazret-i İsa cevap verip:Ben olduğumuz size söyledim. Şimdi beni arıyorsanız, bunları salıverin gitsinler, dedi.”Bu iki rivayet arasındaki ihtilaf ortadadır.

23- Petrus’un İsa aleyhisselamı tanıdığını inkar etmesi hadisesinde de dört İncil arasında ihtilaflar vardır.
 
Matta’nın 26. babı 69. ayeti ve devamında ve Luka’da [22. bab] birinci soruşta Petrus’un yanına bir cariye kızın geldiği; Markos[Bab14,ayet 66 ve devamı]a göre ise başkahinin cariyesi geldiği ve kim olduğunu sorduğu yazılıdır.Yuhanna’da ise[Bab 18]kapıcı bir kızın sorduğu yazılıdır.

24- Matta ilk sorunun Petrus’a avluda otururken, Markos ve Yuhanna ısınırken, Luka ise ateş yanında dururken sual sorulduğunu yazmaktadırlar.

25- Petrus’a İsa’yı tanıdığı ikinci defa sorulmasına gelince Matta’ya göre bir başka hizmetçi avlu kapısına çıkınca, Markos’a göre yine aynı başkahinin hizmetçisi hariçteki dehzile çıkınca, Luka’ya göre soranın erkek bir Yahudi olup ateş yanında,Yuhanna’da ise ateş yanında Yahudilerin sorduğu yazılıdır.

 Dört İncil arasındaki ihtilaf meydandadır.

26- Matta’ya göre üçüncü sualde Petrus’un İsa’yı tanıdığını şiddetle inkar edip O’na lanet ettiği yazılıdır.Bu lanet diğer üç İncil’de yazılı değildir.

27- Petrus İsa’nın;”Horoz ötmeden önce üç kere beni inkar edeceksin.”sözünü hatırlayınca Matta ve Luka dışarı çıkıp acı acı ağladığını, Markos yanında ağlamağa başladığını yazmaktadır.Yuhanna’da ise ağlama hadisesi hiç zikredilmemiştir.

28- Luka İncilinin 22. babının 36. ayetinde, hazret-i İsa yakalanacağı gün, havarilere hitaben:”onlara dedi:kesesi olan onu alsın ve torbası olan yanına alsın ve olmayan esvabını satsın ve kılıç satın alsın.”dedi. Otuz sekizinci ayetinde,havariler hazret-i İsa’ya, ”İşte burada iki kılıç var dediler.İsa da onlara: Kifayet eder, dedi”49,50,51 ve 52. ayetlerinde;”Onun etrafında olanlar vaki olacakları görünce:Ya Rab kılıçla vuralım mı?dediler.Hatta onlardan biri başkahinin hizmetçisini vurup sağ kulağını kesti.İşte cevap verir:Bırakın bu kadar yetişir dedi ve onun kulağına dokunup şifa verdi.”Demektedir.
 
Halbuki diğer üç İncil’de kılıç satın almak ve sonra hizmetçinin kesilen kulağına şifa vermek gibi kısımlar yoktur.

29- Matta İncilinin 26. babının 51. ve daha sonraki ayetlerinde,”O esnada İsa ile beraber olanlardan,şakirdlerden birisi kılıcını çekti ve başkahinin hizmetçisine vurup kulağını düşürdü.O zaman İsa ona dedi ki:Kılıcını yerine koy.Çünkü kılıç çekenler,kılıç ile helak olur.Yoksa ben babama rica etsem,şimdi bana on iki alaydan ziyade melekler göndermesi mümkün değil mi zannedersiniz.Fakat”Böyle olması gerektir.”diye yazılanlar,o vakit nasıl yerine gelirdi?”demektedir.
 
Halbuki diğer İncillerde,bu manevi askerlerden,meleklerden hiçbir şey yoktur.

30- Matta,Markos,Luka İncillerinde,İsa aleyhisselam çarmıha gerilmek için götürülürken,Karinali [Kirine]  Şem’ûn isminde bir kimseye haçı(çarmıhı) taşıttırır.[Matta;Bab 27, ayet 32;Markos:Bab15,Ayet21;Luka:Bab23,ayet 26.]Yuhanna ise,19. babın,17. ayetinde,hezret-i İsa’nın haçını yüklenerek kendisin taşıdığını yazmaktadır.

31- Matta ve Markos’un yazdıklarına göre, İsa aleyhisselamla beraber mücrimlerden iki kişi ona söverler idi. Luka İncilinde ise;”Birisi sövdü,diğeri söveni men etti ve kendisinden şifa istedi.”demektedir.[Luka bab 23,ayet otuz dokuz ve devamı.]

32-İncillerde İsa aleyhisselam için bazen Yusuf oğlu, bazen Davud oğlu,bazen insan oğlu,bazen de Allah’ın oğlu tabirleri kullanılmaktadır ki bunların birbirlerine zıtlıkları ortadadır.

33- Oruç için İsa aleyhisselama sual soranlar Matta’ya göre Yahya’nın talebeleridir[Bab 9,ayet 14] Markos’a göre Farisiler ve Yahya’nın talebeleridir.[Bab 2,ayet 18]

34- İsa aleyhisselam Kudüs’e giderken bir sıpaya binmesi meselesi de dört İncil’de farklı zikredilmektedir.Matta’da 21. babın başında İsa aleyhisselamın iki şakirdini köye göndererek hemen bağlı bir merkeple yanında bir sıpa bulacaklarını onları kendilerine getirmelerini söyler.
 
Markos 11. babının başında ve Luka 19. babında,İsa aleyhisselamın köye gönderdiği şadirde köye gittiklerinde üzerine kimse binmemiş sıpa bulacaklarını,onu alıp gelmelerini emrettiği yazılır.
 
Yuhanna’nın 12. babın 14. ayetinde ise İsa aleyhisselamın bir sıpa bulup üzerine bindiği yazılıdır.

35- İsa aleyhisselamın iki şakirdi Matta Zeytinlik Dağına geldikleri zaman gönderdiği,Markos ve Luka Zeytinlik Dağına yaklaştıkları zaman gönderdiği yazılı iken Yuhannna’da ne iki şakirtten ne de Zeytinlik Dağından hiç bahsedilmemektedir.

36- İsa aleyhisselam iki şakirde,sıpayı alacakları zaman birisi niçin aldıkları sorarsa Markos ve Luka;”Muallimin ihtiyacı var.Onu hemen buraya geri gönderir.”dediğini ve bazılarının bunu sorduğunu ve daha sonar da İsa’nın söylediklerini zikredince onları bıraktıklarını yazmaktadır.
 
Matta ise eşekle sıpayı getirdiklerini yazar ve yahudilerden kimsenin birşey söyleyip söylemediğini zikretmez.

37- Zebede’nin zevcesi,yani havarilerden Yakub ve Yuhanna’nın annesinin İsa aleyhisselama gelerek,meleklerin de sağında ve solunda oturma izninin iki oğluna verilmesi istediği Matta’nın 20. babında yazılıdır.Markos’un 10. babında ise annelerinin değil,bizzat Yakub ve Yuhanna’nın istediği yazılıdır.
 
Luka ve Yuhanna İncillerinde ise bu hususta herhangi bir şey zikretmemişlerdir.

38- Matta’da 18. babda 11. ayet yazılı değildir.10. ayetten 12. ayete geçilmiştir. Buraya dipnot konularak mûteber metinlerde bu ayetin;”Zira insanoğlu kaybolmuş olanı kurtarmağa geldi.” Şeklinde yazılı olduğu zikredilmiştir.

39- Matta’da 4. bab 18. ayette,İsa aleyhisselamın Petrus ve Andreas’ı denize ağ atarlarken gördüğü yazılıdır.
 
Luka’nın 5. babı 2. ayetinde ise Petrus ve Andreas’ı göl kıyısında,kayıklarından çıkmış ağlarını yıkarken gördüğü;Yuhanna’nın 1. babı 40. ayet ve devamında Andreas’ın Yahya’nın işareti ile İsa’nın peşi sıra gittiği ve kardeşi Petrus’u da alarak İsa’ya götürdüğü yazılıdır.
 
Aynı meselede üç İncil’in arasındaki fark meydandadır.

40- Matta,Markos ve Luka’da İsa’nın Petrus ve Andreas’la karşılaşması Yahya’nın yakalanmasından sonra[Matta:Bab 5,ayet12]; Yuhanna’da ise yakalanmasından önce olduğu yazılıdır.

41- Matta’nın 9. babından reislerinden birisinin gelerek kızının öldüğünü, fakat İsa elini üzerine koyarsa yaşayacağını söyleyerek İsa’ya secde ettiği[ayet 18]ve kızın evine gelince İsa aleyhisselam kızın ölmediği,uyuduğunu söyleyerek içeri girdiği ve kızı elinden tutarak kaldırdığı yazılıdır[ayet 24].
 
Luka’nın 8. babı 40. ayeti ve devamında bu reisin isminin Yairus olduğu, İsa aleyhisselamın evine gelmesi için yalvardığı kızının on iki yaşında ve ölmek üzere olduğu yazılıdır.Daha sonra çocuğun öldü haberi gelince kızın babasına İsa aleyhisselamın;”Korkma, iman et, kız iyi olacaktır!”dediği yazılıdır. Bu iki rivayet arasındaki fark ortadadır.

42- Matta’nın 12. babında İsa aleyhisselamın on iki şakirde, murdar ruhları çıkarmak her çeşit hastalığı iyi etmek kudretini verdiği yazılıdır.
 
Yuhanna’nın 12. babı 60 ayetinde ise,Yehuda’nın hırsız olduğu ve on ikilere ait kesenin kendisinde olduğu ve içindekileri aşırdığı yazılıdır.İsa aleyhisselamı birkaç kuruşa sattığı İncillerde bildirilen bir münafık,bir hırsıza,kötü ruhları çıkarmak,hastalığı iyi etmek kuvvetini İsa aleyhisselamın bilerek vermesi,dinle alay etmek olur.Bilmeyerek vermesi de cahillik olur ki,bir peygambere[Hıristiyanlığa göre bir tanrıya]asla yakıştırılamaz.

43- Şakirtlerine bu kudreti verdiği Matta’nın 12. babında yazılı olduğu halde,bir adamın saralı bir kızını şakirtlere getirdiğini ve onu iyi edemediklerini yine Matta 17. bab 16. ayetinde yazmaktadır.

44- Matta ile diğer İncillerde İsa aleyhisselamın üç gün üç gece marda kalacağı, daha sonra kıyam edeceği yazılıdır.[Matta:Bab12,Ayet40;bab 16,ayet 21].
 
Halbuki İsa diye kabre koydukları kimse cuma akşamı cesedi kabre koyduğu[Matta:Bab27,ayet 57]ve Pazar sabahı tanyeri ağırırken deprem olarak kıyam ettiği Matta’nın 28. babında yazılıdır. Bu duruma göre İsa dedikleri kimse kabirde iki gece, bir gündüz kalmıştır.Buradaki tutarsızlık meydandadır.
 [Aynı durum Markos’un 15. babı sonu ve 16. babı başında Luka’nın 23. babı sonu 24. babı başında,Yuhanna 19. babı sonu 20. babı başında yazılıdır.]

45- İsa aleyhisselamın haça gerilmesi, kabre konulması, kıyamı ve şakirtlerine görünmesi hususunda dört İncil’de pek çok ihtilaf bulunup bunları ileride,”İsa Aleyhisselam Çarmıha Gerilmedi ve Öldürülmedi.”bahsinde zikredeceğiz.

46- İsa aleyhisselamın yakalanıp başkahine ve millet meclisine getirilerek hesaba çekilişinde de İnciller arasında pek çok ihtilaflar vardır.
 
Matta’da İsa’yı öldürmek için yalan şehadet aradıklarını her ne kadar çok yalancı şahit geldiyse de bulamadıklarını ve sonunda iki şahidin;”Bu adam, Ben Allah’ın mabedini yıkabilir ve onu üç günde yapabilirim,dedi.” Dedikleri yazılıdır.[Bab 26,ayet 59 ve devamı]
 
Markos’ta ise, yalan şahitlik edenlerin şehadetlerinin birbirine uymadığı,sonunda bazılarının;”İki kişi değil”;”El ile yapılmış bu mabedi yıkacağını ve el ile yapılmamış bir başkasını üç günde yapacağını,dediğini biz işittik.”dedikleri yazılıdır.[Markos:Bab 14,ayet 56 ve devamı]
 Luka’da ve Yuhanna’da ise yalancı şahitler arandığı, mabedi yıkma ve yapma gibi sözler hiç yoktur.[Luka:Bab22 ayet 66 ve devamı;Yuhanna:Bab18,ayet 19 ve devamı].

47-Matta’da başkahinin İsa’yı,Hayy olan Allah’ın hakkı için and ettirdiği ve;”Allah’ın oğlu Mesih ise söyle.”dediği, onun da;”söylediğin gibidir.”diye cevap verdiği başkahinin elbisesini yırttığı yazılıdır.
 
Markos’da ise, andan (yeminden) hiç bahsedilmeyerek başkahinin;”Mübarekin oğlu Mesih sen misin?”diye sorduğu , O’nun da,”Benim” dediği, başkahinin elbisesini yırttığı yazılıdır.
 
Luka’da ise başkahinden bahsedilmeyerek;”Eğer Mesih isen bize söyle!”diye kavmin ihtiyarları, kahinler ve yazıcıların sordukları, İsa’nın da;”Size söylersem inanmayacaksınız ve size sorarsam cevap vermeyeceksiniz.”dediğini,daha sonra onlar;”Sen Allah’ın oğlu musun?”diye sorunca “söylediğin gibidir.Çünkü ben O’yum.”diye cevap verdiği yazılıdır.
 
Yuhanna’da ise başkahine İsa’nın;”Ben aleme açıkça söyledim. Daima Yahudilerin toplandıkları havralarda ve mabette öğrettim.Gizli de bir şey söylemedim…”dediği yazmaktadır.Mesih ve Allah’ın oğlu musun? Evet öyledir gibi hiçbir ifade yoktur. Bu dört ibare arasındaki zıtlıklar meydandadır.

48- Yuhanna İncilinde İsa, başkahine cevap verince memurlardan birisinin tokat vurduğu ve İsa’nın;”Kötü söylediysem şehadet eyle, iyi ise niçin vuruyorsun?”dediği yazılıdır.
 
Luka’da tokat vurulduğu ve dayak atıldığı gibi bir mevzu yoktur.
 
Markos’ta, bazılarının İsa’nın yüzüne tükürdüğü ve yüzünü örtüp yumruk vurarak,”Peygamberlik et!”demeğe başladıkları, Hizmetçilerin tokat vurarak O’nu aldıkları yazılıdır.
 
Matta’da ise yüzüne tükürüp, yumruk vurdukları ve;”Ey Mesih sana vuran kimdir?Bize peygamberlik et!”diyerek tokatladıkları yazılıdır.

49- Luka’nın 1. babı 32. ayetinde İsa aleyhissem için meleğin hezret-i Meryem’e;”O büyük olacak O’na Yüce Allah’ın oğlu denecek, Rab Allah O’na babası Davud’un tahtını verecek Yakub’un evi[İsrail oğulları] üzerinde ebediyen saltanat sürecek.”dediği yazılıdır.
 
Halbuki dört İncil’de İsa aleyhisselamın Yahudiler elinde ne sıkıntılar çektiği dayaklar yediği ve haça gerilerek öldürüldüğü yazılıdır. Luka’nın bu sözünün gerçekleşmediği açıktır.Bu da İncil’deki tahrif alemetlerindendir.Yine Davut’un tahtına oturacak sözü tahrifattan olup uydurulduğu gibi;”Yüce Allah’ın oğlu denecek!”sözü de böyle uydurmadır.

 Burada iki büyük hata daha vardır:

a.) Şayet melek Allahu Tealanın emrini Meryem’e getirmiş ve doğru söylemişse Cenab-ı Hakk’a cahillik isnad edilmiş olur.
b.) Yok melek Allah tarafından değil kendinden bu sözü söylemişse, doğruyu,hakikati bilmeyen bir meleğin bildirdiği şeyler üzerine doğru bir din nasıl bina edilebilir?

50- Luka İncilinde İsa aleyhisselamın Zeytinlik Dağına giderek çarmıha gerilmesi için Allah’a yalvardığı zikredildikten sonra 22. bab 44. ayetinde;”Şiddetli ıstırapta olarak, çok hararetli dua etti.Teri toprağın üzerine düşen büyük kan damlaları gibi idi.”diye yamaktadır.
 
Halbuki böylesine terlediğine dair diğer üç İncil’de herhangi bir kayıt yoktur.

51- İsa aleyhisselamın yakalandığı yer hususunda da İncillerde ihtilaf vardır.
 
Yuhanna’ya göre Kidron Deresi ötesinde bir bahçede[18.bab]Luka’ya göre Zeytinlik Dağında Markos’a ve Matta’ya göre ise Zeytinlik Dağında Getsamani denilen bir yerde[Bab 14,ayet 26 ve 32]yakalanmıştır.

52-İsa aleyhisselamı yakaladıkları zaman Matta, Markos ve Luka’ya göre önce başkahin Kayafa’nın yanına götürmüşlerdi.
 
Yuhanna’ya göre ise önce başkahin Kayafa’nın kayınpederi Hanna’nın yanına götürmüşlerdir[Bab18,ayet 13]

53-Matta 20. bab 29. ayet ve devamında İsa Eriha’dan çıkınca kendisine şifa vermesi için yalvaran körlerin meçhul iki kişi olduğu Markos’ta ise bunun bir kişi olup Timeus oğlu Bartimeus olduğu yazılıdır.[Markos:Bab 10,ayet 46]

54- Bu hadisedeki diğer ihtilafları da zikredelim:

 a.) Matta hadisenin şehirden çıktıkları zaman yani Eriha’dan çıktıktan sonra; Markos ise çıkarlarken olduğunu yazmıştır.
   b.) Markos’ta İsa, kör Bartimeus’u çağırdığı zaman abasını atıp sıçrayarak gittiği zikredilmiştir. Matta’da teferruat yoktur.
 c.) Matta’da İsa’nın körlerin gözlerine dokunarak açtığı[Bab 20,ayet 34]Markos’ta ise körün İsa’ya olan imanı sebebi ile açıldığı ve İsa’nın;”Git imanın seni kurtardı.”dediği yazılıdır.[Markos:Bab 11,ayet 52]

55-Matta’nın 10. babı 10. ayetinde İsa aleyhisselam havarilere yolculuk için sopa(değnek)ve çarık almalarını tenbih ettiği yazılıdır.
 Aynı hususla ilgili Markos’un 6. babı 8 ve 9. ayetlerinde ellerine bunun tam tersi olarak sopa almalarını ve çarık giymelerini emrettiği yazılıdır.

 Bu iki haberden birinin yanlış olduğu katidir.

56- Matta’nın 5. babı 39. ayetinde İsa aleyhisselamın;”Ben size,kötüye karşı koymayın,sağ yanağınıza kin vurursa ötekini de çevir;biri mahkemeye gidip gömleğini almak isterse ona abanı da bırak.”dediği.
 
10 bab 34. ayetinde ise;”Yeryüzüne selamet getirmeye geldim sanmayın. Ben selamet değil,kılıç getirmeğe geldim.Ben adamla babasının, kızla anasının, gelinle kaynanasının arasına ayrılık(fitne)sokmaya geldim.”dediği yazılıdır.İki söz arasındaki tenakuz, çelişki güneş gibi meydandadır.

57- Matta incilinin 26. babının,26. ayetinde ve Luka İncilinin 22. babının 10. ve 20. ayetlerinde ve Markos’un 14. babında anlatılan İşa-i Rabbani[son akşam yemeği]kıssası birbiriyle karşılaştırılırsa görülür ki, birisi yatsıdan önce,birisi yatsıdan sonra olduğunu ve üç İncil de, sofrada şarap bulunduğunu zikrederler.
 
Yuhanna İncilinin altıncı babında, bu vak’anın zuhura geldiğini ve bunun sadece ekmek olduğunu nakletmekle beraber,şaraptan asla bahsetmez.
 
Halbuki Hıristiyanlığın itikat ve ibadet esaslarından biri de yemek(işa-i Rabbani)ve bundaki ekmeğin İsa aleyhisselamın eti ve şarabın da, kanı olduğuna inanmaktadır.Yuhanna’nın bu gibi itikat esaslarındaki dikkat ve ihtimamı,diğerlerinden daha fazla olduğu halde, şarabı zikretmemesi, bu itikatlarının da,bir hurafe olduğunu açıkça göstermektedir.

MATTA ve BAZI İNCİLLERİN KENDİ AYETLERİ ARASINADAKİ ZITLIK ve İHTİRAFALAR

58- Matta İncilinde İsa aleyhisselam on iki havariyi ilk defa, dine davet için vazifelendirip gönderdiğinde, putperest taifelerin ve Samiriyelilerin şehirlerine gitmekten ve onlarla buluşmaktan men etti(Bab10,Ayet 5).
 
Yine İncil’de,bu emrin tam tersi emredilmekte,8. ve 21. bablarında,Yahudilerin yerine putperestlerin dine davet edilmesini istemekte ve Yahudilerin imansızlıklarından da şikayet edilmektedir.

59- İsa aleyhisselam dağdaki vazında, mukaddes şeyleri köpeklere vermekten ve İncillerini hınzırlara atmaktan şakirtlerini men etti (Bab 7,ayet 6).
 
Yine Matta’nın 24. babı 14. ayeti ve diğer yerlerde, İncil yeryüzünde bulunan kavimlerin,milletlerin hepsine ulaştırılmadıkça, tebliğ edilmedikçe,dünyanın sonunun gelmeyeceği ilan edilmektedir.28. babında ve başka yerde yalnız bir tek vaftiz ile,hiçbir fark gözetmeksizin başkalarını Nasraniliğe kabul etmek için havarilere tenbih edilmektedir.

60- Matta’nın 8. babı 5. ayeti ve devamında İsa aleyhisselam kendisine gelen putperest(Romalı)yüzbaşının felçli olan hizmetçisine yardım etmeyi, hatta evine gelmeyi kabul eder ve biz söz ile onu iyileştirir.
 On beşinci babı 22. ayet ve devamında ise Kenanlı bir kadın cin tutmuş kızını iyi etmesi için çok yalvardığı halde İsa’nın hiçbir cevap vermediği kadının arkalarından yalvararak gelmesi, şakirtlerin yalvarmaları üzerine;”Ben İsrail evinin kaybolmuş koyunlarından başkasına gönderilmedim.”dediği ve kadının tapınması  ve kendisi zillet içerisine atarak, köpekler, efendilerinin sofrasının kırıntıları ile doyar,demesi üzerine çocuğunu iyi ettiği yazılıdır.Bu iki hadisedeki tenakuz ortadadır.

61-Matta İncilinin 16. babı 19. ayetinde İsa’nın Petrus’a göklerin melekutunun anahtarını vereceği ve yeryüzünde affettiği her şeyin gökyüzünde de affolunacağı söylediği yazılıdır.
 
Aynı babın 23. ayetinde ise yine Petrus’a;”Çekil arkama şeytan, sen bana tökezsin! Çünkü sen, Allah şeylerini değil, ancak insan şeylerini düşünürsün.”dediği yazılıdır.

62- Markos’un 1. babı 1. ayete göre İncil, İsa Mesihe nispet edilirken 14. ayetinde Allah’a nispet edilmekte ve İsa’nın Allah’ın İncilini vâaz ederek Galile’ye geldiği bildirilmektedir.

63- Luka İncilinin 1. babı 47. ayetinde kurtarıcının ancak Allah olduğu yazılı olduğu halde,2. babında bie meleğin çobanlara gözüktüğü, Kurtarıcının doğduğu,onun rab Mesih olduğu ve bir ahırda,yemlikte yatan,kundağa sarılmış,yeni doğmuş çocuk olduğu yazılıdır.

64- Yuhanna’nın 7. babının başında bildirildiğine göre:”İsa aleyhisselam Galile’de gezerken, Yahudilerin Hayme[Çadır]Bayramı yakın idi. Kardeşleri ona hitaben: Buradan çıkıp Yahudiye git ki, şakirtlerin dahi yaptığın işleri görsünler. Zira kendisini açıkça tanıtmak isteyen kimse,işini gizlice yapmaz.Eğer bu şeyleri sen yapıyorsan kendini dünyaya göster,dediler.Çünkü kardeşleri dahi,ona iman etmiyorlardı.İsa onlara cevaben:Benim vaktim daha gelmedi.Fakat sizin vaktiniz daima hazırdır.Dünya sizden nefret etmez.Fakat benden nefret eder.Çünkü <>diyen ben onlara şehadet ederim.Siz bu bayrama gidin.Ben bu bayrama daha gitmem,çıkmam,dedi.Fakat kardeşleri çıktıktan sonra,kendisi de,o vakit açıkça değil,fakat gizlice imiş gibi bayrama gitti.”demektedir.
 
Eğer Yuhanna İncili değiştirilmemiştir denirse; İsa aleyhisselam yaptığı bu yalancılık isnadı nasıl tevil edilir? Çünkü;İsa aleyhisselamın bayrama gitmem dediği halde,sonra da gizlice gittiğini haber vermektedir ki,bu yalancılıktır.Haşa İsa aleyhisselamda böyle bir hal bulunamaz.

65- Yuhanna’nın 5. babı 31. ayetinde İsa aleyhissemaın;”Ben kendim için şehadet ediyorsam şehadetim doğrusudur.”dediği yazılıdır.
 
Bu iki ibare birbirine tekzip etmekte, yalanlamaktadır.Bu da İncilin tahrif edildiğinin açık alametlerindendir.

66- Matta İncilinin 16. babının,18.ayetinde,Petrus için İsa aleyhisselamın;”Sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kaya üzerinde bina edeceğim.Cehennem kapıları onun üzerine galip olmayacaktır.Hemen sana,göklerin melekutunun anahtarını vereceğim.Yeryüzünde bağlayacağın her şey,göklerde de bağlanmış olur ve yeryüzünde çözeceğin her şey,göklerde de çözülmüş olur.”dediği halde;yine aynı babda 21. ayetten itibaren diyor ki:”Öldürüleceğini ve üçüncü gün kıyam edeceğini, şakirtlerine o zaman göstermeğe başladı.Ve Petrus, İsa’yı bir kenara alıp; <> diye azarlamaya başladı.Fakat İsa dönüp Petrus’a: <> dedi.”
 Ve yine Matta İncilinin 26. babının 34. ayetinde,Petrus için İsa aleyhisselamın;”Horoz ötmeden önce bu gece beni üç kere inkar edeceksin.”diye haber verdiği ve Petrus’un da yeminler ile inkar etmeyeceğini bildirdiği haber verilmektedir.Petrus’un, bu sözünü unutup üç kere,hem de yemin ile ve lanet ile İsa aleyhisselamı tanımadığını inkar ettiği Matta’nın 26. babının 69 ve 75. ayetleri arasında bildirilmektedir.Petrus’u methetmekte ve onun affettiklerini Allahü Tealanın affedeceğini bildirmektedir.20. babında ise,”şeytansın” diyerek huzurundan kovmakta;26. babında ise,kendisini inkar edeceğini bildirmektedir.
 
Hıristiyanlar, İsa aleyhisselama, haşa, tanrı diye inanmaktadırlar.Tanrının hiç böyle hata etmesi düşünülebilir mi?İşte bu Petrus’dur ki,halen Roma’da oturan ve aleme sultan olmak iddiasında bulunan papalar, onun vekili oldukları ve yeryüzünü istedikleri gibi evirip çevirecekleri ve hiç günahsız oldukları iddiasındadırlar.Bazı insanlar da papaya böylece inanarak, Cennet’e gitmek sevdasındadırlar.

67- Matta’nın 3. babının 14 ve 15. ayetlerinde diyor ki;”İsa Galile’den Erden’e,Yahya’nın yanına,vaftiz olunmak için gelince,Yahya:Ben senin tarafından vaftiz olunmaya muhtacım.Sen bana mı geliyorsun?diyerek,İsa’yı men etti.Fakat,İsa ona cevap verip:Bırak şimdi.Çünkü her salahı böylece yerine getirmek,bize lazımdır,dedi.O zaman Yahya onu bıraktı.Sonra İsa,Yahya’dan vaftiz olunarak sudan çıktı.Ve ona gökler açıldı.Allah’ın ruhunun güvercin gibi inip üzerine geldiğini gördü:Ve sevgili oğlum işte budur.Ondan razıyım, sesi işitildi.”demektedir.
 
Yine Matta’nın 1. babının ikinci,üçüncü ve dördüncü ayetlerinde:”Yahya zindanda iken,Mesih’in mucize olan işlerini işitip,şakirtlerini gönderip O’na[İsa’ya],o gelecek olan zat[Mesih]sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?dedi.”demektedir.
 
Yahya aleyhisselam zindandan çıkmayıp, orada katledildi.Yahya’nın(aleyhisselam),İsa aleyhisselamı vaftiz etmesi zindana girmesinden önce olmuştu.Matta’nın 3. babına göre Yahya aleyhisselam, İsa aleyhisselamın Mesih olduğunu vaftizden önce biliyordu.
 
11. babına göre,Yahya aleyhisselam İsa’nın Mesih olduğunu bilmiyor ve talebelerini göndererek öğrenmek istiyordu.
 
Dört İncil, dört değişik rivayet olan birer tarih kitabıdır.Birbirlerinden çok farklıdırlar.Hıristiyanlık inancının üzerine bina edildiği temel olan İncil, bu şekilde çeşitli ihtilaflar ile doludur.Az bir dikkat ile,bir rivayetin diğer rivayete zıt olduğun fark ediliyor.Bundan başka birinin naklettiği bir madde,diğerlerinde bulunmuyor.
 
İncillerdeki zıtlık ve ihtilaflar yalnız İsa aleyhisselamın kıyamı hakkında olmayıp, diğer bütün hususlarda da hal böyledir.İttifakla bildirdikleri pek az şey vardır.Mesela,İsa aleyhisselamın,vedalet(doğuş)şekli,Hirodes’in çocukları öldürtmesi,doğudan kahinlerin gelmesi,İsa aleyhisselamın çocukluğunda Mısır’a gitmesi,Nasıralıların İsa aleyhisselamı reddetmeleri,yüzbaşının hasta hizmetçisini iyi etmesi,hakimin vefat eden kızını dirilmesi,talebelerine kılıç satın almalarını tembih etmesi,çeşitli nasihatleri ve misalleri,İsa aleyhisselamın çarmıhta iken;”Ey Allahım;Ey Allahım! Beni niçin terk ettin.”,”Eli,Eli,lama sabaktani”diye çağırması,haçını taşıması,kabrinde muhafız,bekçi beklemesi,ölüler arasından kalkıp şakirtlerine çeşitli suretlerle görünmesi gibi pek çok şeyler,bazılarında var,bazılarında yoktur.
 
Yuhanna’ya ait dördüncü İncil, diğer üç İncil’in şekil ve tarzında olmayıp,diğerlerinden tamamen farklı bir yol takip eder.İsa aleyhisselamın Yahya aleyhisselam tarafından vaftiz olduğu üç İncil’de olduğu halde Yuhanna’da yoktur.[Matta bab 3;Markos bab1;Luka bab 3]
 
Yuhanna İncilinin 2. babında anlatılan İsa aleyhisselamın bir ziyafette annesini tahkir ederek suları şaraba çevirmesi;4. babında, kuyu başında bir kadınla konuşması; 5. babında beyt-i hüda havuzu yanında otuz sekiz yıldan beri yatan bir hastayı iyi etmesi;6. babında, Mesih’in kendi eti ve kanı üzerinde Yahudilerle yaptığı münakaşa[ki 52 ve daha sonraki ayetleri];8. babında, zina eden kadını muhakemesi ve Mesih’in aslı ve nesebi hususunda Yahudilerle yaptığı konuşmalar; 9. babında,bir gölün tükrüğü ile yaptığı çamuru gözlerine sürerek gözlerini açıp Siloam havuzuna yıkanmaya gönderdiği ve onun üzerine Ferisilerin çeşitli teşebbüsleri ve İsa aleyhisselam ile çekişmeleri;10. babında,Yahudilerin İsa aleyhisselamı taşlamağa başlamaları ve onlarla geçen, tanrılık vasfı hususundaki konuşmalar;11. babında, Luazer’i diriltmesi;12. babında, İsa aleyhisselamın ayaklarının yağ ile yıkanması;14. babında, Filipus ve Yahuda ile konuşmaları;17. babında, İsa aleyhisselamın garip bir şekilde münacatı[yalvarması];19. babında, çarmıha gerildiğinde göğsüne takılan yaftanın İbranice,Latince ve Yunanca yazılmış olması ve haçının yanında kendi annesi Meryem ile annesinin kız kardeşi(teyzesi), Klaopasa’nın zevcesi ve Mecdelli Meryem dururken, İsa annesini sevdiği şakirdin yanında görünce, 27. ayetinde:”Annesine:Ey kadın, işte oğlun!Sonra şakirdine döndü:İşte annen!”demesi;çarmıhta iken böğrüne mızrak sokulması;çarmıhın bahçeye dikilmiş olması;İsa aleyhisselamın kabirden kalkıp Mecdelli Meryem’e:”Bana dokunma,ben daha babama gitmedim.”demesi ve üç kere şakirtlerine başka başka yerlerde görünmesi gibi daha pek çok hususlar;Matta, Markos ve Luka İncillerinden hiç birinde yoktur.
 
Petrus’un İsa aleyhisselama doğru, su üzerinde yürümesi;balığın ağzından akça,para bulunması; Pilatus’un hanımının rüyası; İsa aleyhisselamın kıyamında bütün azizlerin mezarlarından kalkması;İsa aleyhisselamın kabri başına muhafızların konulması ve diğer bazı hususlar;sadece Matta İncilinde bulunup,diğer İncillerde yoktur.

RİSALELERDEKİ,MEKTUPLARDAKİ ZITLIK ve İHTİLAFLAR

 Kitab-ı Mukaddes’teki hatalar anlatmakla bitmez. Sizleri daha fazla sıkmamak için risalelerdeki hatalardan da birkaç misal vererek bu mevzuya son verelim.

1- Pavlos’un nasıl iman ettiği hakkındaki Resûsllerin İşleri kitabında pek çok hata vardır.
9.bab 7. ayette;”Onunla beraber yolculuk eden adamların nutku tutulup durdular. Sesi işitiyor,fakat kimseyi göremiyorlardı.”denmektedir.
 22. babın 9. ayetinde ise bunun tam tersi olarak İsa aleyhisselamın nurunu gördükleri, fakat sesi işitmedikleri yazılıdır.
 26. bab da ise sesin işitilip işitilmediğinden hiç bahsedilmemiştir.
 
Hıristiyanlığın asıl kurucusu ve Yahudilikten ayrılan resül kabul edilen, Pavlos’un iman ediş şeklinde bu kitabın üç yerinde,üç ayrı ve zıt ifade varsa, bu kitaba,bunu yazan ve bunun bahsettiği Pavlos’a nasıl itimat edilebilir?

2- Aynı kitabın 9. babı 6. ayetinde;”Rab ona dedi ki: <> denmektedir.  22. babın 10. ayetinde de şehre girmesi emredilir ve yapacağın şeylerin orada kendisine söyleneceği bildirilir.
 
Halbuki 26. bab da yapacağı işlerin orada kendisine söylendiği yazılıdır ve 16,17,18. ayetlerde:”Kalk ve ayakta dur. Çünkü hem gördüğün şeylerde,hem sana göstereceğim şeylerde,seni hizmetçi ve şahit tayin etmek için sana göründüm.Seni,kendilerine göndereceğim kavimden ve milletlerden kurtaracağım.Ta ki,onların gözlerini açıp kendilerini karanlıktan nura ve şeytanın tasallutundan,sataşmasından Allah’a döndüresin ve bana iman etmeye ve günahların bağışlanmasına ve mukaddesler arasında nasibe nail olsunlar.”denmektedir.Aradaki çelişme güneş gibi meydandadır.

3- Resüllerin İşleri’nin 26. babının 14. ayetinde:”Nurun görünmesinde biz hepimiz yere düştük.”denmektedir.
 
Halbuki 9. babın 7. ayetine göre, nuru gördükleri zaman onunla beraber bulunanların nutku tutulur, ses çıkaramaz olurlar.
 22. babında ise, susmak, nutku tutulmak diye bir şeyden bahsedilmemiştir.

4- Pavlos’un, Korintoslulara yazdığı 1. mektubun 10. babının 1. ve sonraki ayetlerinde;”Ecdadımız bulutun altında idiler.Denizden geçtiler.Bulutta ve denizde Musa tarafından vaftiz oldular.Siz onların bazıları gibi putperest olmayasınız ve zina etmeyiniz.Nitekim onlardan bazıları zina edip bir günde 23.000 i birden öldü.”demektedir.
 
Halbuki, Ahd-i Atik’te Adetler(Sayılar)kitabının 25. babının 1. ve sonraki ayetlerinde;”İsrail oğulları zina etmeye başladı.Cenab-ı Hak taun hastalığını musallat eyledi.Taundan ölen 24.000 kişi idi.”denilmektedir. Ölenlerin miktarı arasında bin kadar bir fark göründüğünden,ikisinden birisi elbette yanlıştır.

5- Yine Resüllerin İşleri’nin 7. babının 14. ayetinde:”Yusuf, adam gönderip babası Yakub ile bütün akrabası,75 kişiyi[Mısır’a]davet etti, çağırdı.”demektedir. Bu ibarede Yusuf aleyhisselamın Mısır’da olan iki oğlu ve kendisi, bu 75 kişiye dahil değildir.Zikredilen adet sadece Yakub aleyhisselamın aşiretinin sayısını bildirmektedir.
 
Halbuki Tekvin’in 46. babının 27. ayetinde ise;”Yakub oğullarından olup Mısır’a gelenlerin adedi 70 kişi idi.”demektedir. Resullerin İşleri(Amali)kitabının ibaresinin yanlış olduğu meydandadır.

6- Matta, Yahuda’nın intihar etmesi kıssasını İncil’inin 27. babının 3. ve daha sonraki ayetlerinde:”O zaman İsa’yı haber veren Yahuda, katle hükmolunduğunu görünce pişman olup,almış olduğu otuz gümüşü başkahinlere ve ihtiyarlara geri getirip:Ben suçsuz bir kişiyi ele vermekle günah işlerdim,dedi.Fakat onlar:Bundan bize ne? Onu sen düşün, dediler.Yahuda gümüşleri mabedin içine atıp,gitti ve varıp kendisini astı.Başkahinler gümüşleri alıp:Bunu mabedin hazinesine koymak caiz değildir.Çünkü kan bedelidir, dediler.Müşavere ettikten,tanıştıktan sonra,yabancılara mezarlık olmak üzere çömlekçinin tarlasını satın aldılar.Bunun için bu tarlaya,bugüne kadar <> denildi.”demektedir.
 
Luka ise Petrus’tan naklederek Resüllerin İşleri kitabının 1. babının,18. ayetinde:”Yahuda fısk [İsa aleyhisselamı haber verme günahı] ücreti ile bir tarla edindi.Başaşağı düşüp ortadan çatladı.Bütün bağırsakları döküldü.Bunu bütün Orşilim’de oturanlar bilir.Hatta,o tarlaya onların lisanında Hakl, yani Kan Tarlası denilir.”demektedir.Bu iki rivayet,iki şekilde birbirine uymamaktadır:
a.) Matta’nın rivayetine göre, Yahuda pişman olup,aldığı gümüşleri geri vermiş ve kahinler onunla bir tarla satın almışlardır.Luka’nın rivayetine göre,o gümüş ile kendisi bir tarla sahibi olmuştur.
b.) Matta’nın rivayetine göre, Yahuda kendisini asmış,intihar etmiştir.Luka’nın rivayetine göre ise,baş aşağı düşmüş ve karnı parçalanmıştır.

7- Yuhanna’nın 1. mektubunun 2. babının,2. ayetinde:”Kendisi günahlarımıza ve yalnız bizim günahlarımıza değil, fakat bütün dünyaya kefarettir.”demektedir.Buradan anlaşılıyor ki,günah işlemekten uzak olan,yalnız İsa aleyhisselamdır ve bütün alemin günahlarına kefarettir.

 Halkuki, Süleyman’ın Meselleri’nin 21. babının 18. ayeti:”Kötü adam, salih adamın fidyesidir.Münafık,hain adam da doğruların.”şeklindedir.Buradan anlaşılıyor ki, fasık, günah işleyen;işlemeyenin, münafık olan da doğruların yerine feda edilecektir.Bu ibare Yuhanna’nın yazdığına uymamaktadır.

8- İbranilere mektubun 7. babının 18. ve 19. ayetlerinde;”Zayıflığı ve faydasızlığı sebebi ile evvelce olan bir emrin iptali, çünkü şeriat hiçbir şeyi kemale erdirmedi.”demektedir.
 
8. babının 7. ayetinde, geçmiş Peygamberlerin şeraitleri zayıf, faydasız ve mükemmel olmadığından,İsa aleyhisselamın gelmesi ile hükmü kalmayıp iptal edilmiş oldukları bildirilmektedir.
 
Halbuki,Matta İncilinin 5. babı,17. ayetinde İsa aleyhisselam,”Ben şeraiti yakmağa gelmedim.Ben yakmağa değil,fakat onları tamamlamağa geldim.”demektedir.

9- Markos’un 1. babı 14. ayetinde göre;İsa,Allah’ın İncil’ini vaaz ettiği ve İncil’in Allah’ın kitabı yazılı olduğu halde, Pavlos’un Romalılara mektubunun 1. bab 10. ayetine göre İncil,haşa,Allah’ın oğlu İsa’nın kitabıdır.

10- Pavlos’un Selaniklilere yazdığı 1. mektubun 16. ayeti ve devamında;”Rabbin kendisi yüksek sesle, meleklerin başının sesi ile Allah’ın borusu ile gökten inecek ve önce Mesih’te ölüler kıyam edecekler(dirilecekler)Ondan sonra biz yamakta olanlar,bırakılmış olanlar,onlarla birlikte Rabbi havada karşılamak için bulutlar üzerinde alınıp,götürüleceğiz ve böylece daima Rab ile beraber olacağız.Şimdi bu sözlerle birbirinizi teselli edin.”demektedir.
 
Bu sözlerin manasını ve tutarsızlıklarını okuyanlara bırakıyoruz.

11- Korintoslulara yazılan 1. mektubun 15. babının 5. ayetinde İsa aleyhisselam kabirden kıyam edince on ikilere[On iki havariye]göründüğünü yazmaktadır.
 
Halbuki münafık Yahuda’nın kendini astığını[Bab 27],Luka ise baş aşağı düşüp öldüğünü[Resüllerin İşleri:Bab 1,ayet 18]yazmaktadır.Markos ise 16. babında İsa’nın on bir havariye göründüğünü bildirmektedir.[Ayet14]
 
Hıristiyanların Ruh-ül Kudüs ile dolu oldukları ve mektuplarını ilham ile yazdıklarını ve her cümlesinin Allah’ın ayeti olduğuna inandıkları mektupları, okuyan kimseler,bunlardaki tutarsızlık karşısında şaşırır kalırlar.
 

 “Artık yalnız su içme. Miden ve sık sık gelen rahatsızlıkların için biraz da şarap iç.”[Pavlos’un Timoteos’a 1. Mektubu:Bab 5,ayet 23]

 “Yakında yanıma gelmeğe gayret et.Çünkü Dimas,dünyayı severek beni ter etti ve Selanik’e gitti.Kıriskis Galatya’ya,Titus Dalmatya’ya gitti.Yanımda sadece Luka var.Markos’u alıp seninler beraber getir.Çünkü hizmet için bana faydalıdır.Tikikos’u Efosos’a gönderdim.Troas’ta Karpos’un yanında bıraktığım yağmurluk ile kitapları,bilhassa derileri, geldiğin zaman getir.Bakırcı İskender bana çok kötülük etti.Rab ona işlerine göre karşılık verir.Ondan sen de sakın (…)Kıştan evvel gelmeye gayret et.Evvulos,Pudens,Linos ve Klavdiya kardeşler sana selam ederler.”demektedir.[Pavlos’un Timoteos’a 2. Mektubu:Bab 4,ayet 9 ve devamı]

 Pavlos’un Filimon’a mektubunda da;”Münasip olan şeyi sana emretmeye Mesihten çok cesaretim olduğu halde, ben ihtiyar Pavlos, şimdi İsa Mesih için hapsedilmiş olarak muhabbetten dolayı sana rica etmeyi tercih ettim.Mahpusluğum sırasında doğan oğlum Onisimos için sana rica ederim.Bir zamanlar faydası olmadıysa da,şimdi sana ve bana faydası olarak onu geri gönderiyorum.Senin yerine İncil’in yayılmasında hizmet etsin diye onu yanımda alıkoymak isterdim.Fakat senin reyin olmadan bir şey yapmak istemedim (…)Eğer beni şerik,bir ortağın kabul ediyorsan onu benim gibi kabul eyle.Eğer sana bir haksızlık ederse,yahut borcu varsa,onu bana mahsub et.Ben Pavlos kendi elimle yazıyorum,ben öderim (…) Sana güvenerek ve dediklerinden daha fazlasını yapacağını bilerek yazıyorum.Bununla beraber bana da bir konak hazırla.Çünkü dualarınızla size bağışlanacağımı(hapisten kurtulacağımı) ümit ediyorum.Hapis arkadaşım Epafras , arkadaşlarım Mavros vs. de sana selam ederler.”demektedir.
 
Şimdi insaf ile söyleyiniz, bu sözlerin Allah’ın vahyi ile ne alakası olabilir.Bu mektupların Pavlos’a ait olduğu,diğerleri gibi şüpheli olmakla beraber ilham ile hiçbir ilgisinin olmadığı,iki kişinin birbirine yazdığı normal mektuplar olduğun gün gibi meydandadır.
 
Bu hal Hıristiyanlık dininin ne gibi esaslar üzerine kurulmuş olduğunu bize açıkça göstermektedir.
 
Şimdi, bugünkü Kitab-ı Mukaddes’in ifade şekli ve insanlara neler telkine çalıştığını tetkik edelim.

 Tekvin’den bir bend alıyoruz. Bu kitap,ilk Müslümanlardan,ilk Peygamberlerden,Adem,Nuh,İbrahim(aleyhimüssalevatü vetteslimat)gibi nebilerden bahseder.Aynı zamanda İbrani ailelerinin nasıl kurulduğunu anlatır.

 Yahudilerin ceddi olan Yahuda(Juda)dan bahseden 38. babın başında;”Yahuda kardeşlerinin ve adı Hira olan Adullamlı bir adamın yanına idi. Orada Kenanlı bir adamın kızını gördü.Adamın adı Şua idi.Kızı alıp yanına girdi.Kız hamile kalıp bir oğlu oldu!”demektedir.
 
Şimdi lütfen elinizi kalbinizin üzerine koyarak şu suallere cevap veriniz: Bir din kitabı ne öğretir?Bir din kitabı,insanlara yapmaları gereken hususlarla,yapmamaları gereken hususları öğretir.Onlara,dünya ve ahiret hakkında fikir verir.Onları,fena hareketleri için azarlar ve iyi hareketlerini medh eder.Allahü tealaya karşı ne gibi vazifeleri olduğunu, birbirlerine karşı nasıl muamele etmek icap ettiğini anlatır.Dünyada sulh ve selamet içinde yaşamak için neler yapmak lazım olduğunu bildirir.Kısacası, bir din kitabı, bir Ahlak Kitabı’dır.
 
Yukarıda okuduğunuz parça ve devamında bu faziletlerden hangisi var?Açık saçık bir fuhuş hikayesidir.Bu parça,bugün dünyanın her yerinde pornografi,müstehcen neşriyat sınıfına girer ve yayınlanması yasaklanır.Hıristiyanların ve Yahudilerin mukaddes dedikleri kitapta buna benzer daha birçok ahlaksızca yazılmış bahisler vardır.Yine Ahd-i Atik’in Tekvin kitabı 19. babının 30. ve sonraki ayetlerinde Lût aleyhisselamın iki öz kızının,Lût aleyhisselama içki içirerek sarhoş ettikten sonra kendisi ile cinsi münasebette bulunarak oğulları olduğu yazılıdır.Davud aleyhisselamın kumandanlarından Uria’nın zevcesi Batşeba’yı yıkanırken çıplak olarak seyredince dayanamayarak onunla şehvani ilişkiler kurduğu ve kocasından ayrılmak için zavallıyı bir savaşın en tehlikeli yerine, geri dönmemek üzere gönderdiği Ahd-i Atik’in 2. Samuel kısmının 11. babında yazılıdır.

 Bugün birçok Avrupa müzelerinde, Davud aleyhisselamın Batşeba’yı çıplak olarak seyretmesine veya Uria’yı ölüme göndermesine tasvir eden resimler bulunmaktadır.Avrupa dillerinde Uria Mektubu tabiri,”İdam hükmü veya çok kötü haber” manasına gelmekte ve Avrupalılar bunu ve benzeri hikayeleri mukaddes dedikleri kitaplarından almaktadırlar.Bu hikayeleri okuyanlar ne öğreniyor? Kardeşinin zevcesi,hanımı ile zina etmeye zorlanan erkekler; gelinini hamile bırakan kayınbabalar; kızı ile zina eden babalar;emrinde çalışanların zevcesini iğfal eden ve onları ölüme yalayan adamlar.

 İnsanın aklı duracak! Bazı Hıristiyanlar bile bu çirkin hikayelere inanmıyor ve reddediyorlar. Plain Truht mecmuasının 1977 senesinde çıkan bir nüshasında şöyle yazıyor:

 Çocuklara Kitap-ı Mukaddes-i okuturken çok dikkat ediniz! Çünkü Kitab-ı Mukaddes’in içinde, ahlaksızlığı yayan fuhuş hikayeleri mevcuttur.Bunları okuyan çocuklarda,aile fertleri arasındaki münasebetler hakkında,çok hatalı fikirler gelişebilir.Bilhassa,Ahd-i Atik kısmında bulunan bu fuhuş münasebetleri, Kitab-ı Mukaddes’ten çıkarılmalı ve ancak ondan sonra çocuklara bu temizlenmiş Kitab-ı Mukaddes verilmelidir.”Mecmua ilave ediyor:”Kitab-ı Mukaddes,bir tetkikten geçmelidir.Çünkü bu hali ile ahlak telkin etmek şöyle dursun, gençleri ahlaksızlığa teşvik etmektedir.”
 
Meşhur edebiyatçı Bernard Shaw, daha ileri giderek;”Dünyada en tehlikeli kitap Tevrat ve İncil’dir.Onu sağlam bir kilit altına koymalı ve daha meydana çıkmamasını temin etmelidir.”demektedir.

 Dr Stroggie,Kitab-ı Mukaddes hakkında yazdığı kitapta, Dr.Parker’e atfen şöyle demektedir:”İnsan Kitab-ı Mukaddesi okuduğu zaman,birbirini tutmaz bahisler içinde kaybolup gidiyor. Kitab-ı Mukaddes’in içinde fazla niktarda muhtelif acaib isimler vardır.Hele Tekvin kısmında, yalnız şecereler dikkate alınmış.Kim kimden doğdu,nasıl doğdu?Hep bunlardan bahsediliyor.Bunlardan bana ne?Bunların ibadet ve Allahü T ealayı sevmek ile ne alakası var? Nasıl iyi bir insan olunabilir? Kıyamet günü nedir? Kime ve nasıl hesap vereceğiz? Salih bir insan olmak için neler yapmak lazımdır? Bunlardan pek az bahsolunuyor. Ekseriyâ,çeşitli efsaneler var.Daha gündüz anlatılmadan, geceye geçiliyor.”

 Prof.F.C.Burkitt,Canon of the New Testament(Yeni Ahdin Resmen Kabul Edilen Kısmı)ismindeki eserinde şöyle diyor:”İsa aleyhisselamın dört İncil’de dört ayrı tasviri vardır.Bunlar birbirinden farklıdır.Bunları yazanlar bu dört kitabı bir araya getirmek istememiştir.Onun için yekdiğerinden farklı malumat vermekte,bunlar arasında hiçbir bağ bulunmamakta,yazılardan biri noksan kalmış bir hikaye,diğeri ise meşhur bir eserden alınmış bir parçaya benzemektedir.”

 Encyclopedia of Religion and Athics(Din ve Ahlak Ansiklopedisi)in 2. cildinin 582. sayfasında İsa aleyhisselam, hiç yazılı bir eser bırakmadığı gibi, şakirtlerinden hiç birisine herhangi bir şey yazması için de emir vermemiştir.”diye yazılıdır.Yani bu büyük ansiklopedi,dört İncil’in hiçbir dini kıymeti olmayıp, başkaları tarafından yazılan birbirinden farklı hikayelerden ibaret olduğunu tasdik etmektedir.


ESKİ AHİD KISMINDAKİ ZITLIK ve İHTİLAFLAR

1- Tekvin’in başında Allahü Tealanın dünyayı, geceyi gündüzü ,kuşları,insanları altı günde yarattığı,gökler ve yer tamamlanınca yorulduğu ve yedinci günde istirahat ettiği yazılıdır(Tekvin:2. bab)

2- Lut aleyhisselamın kızlarının, ihtiyar halinde O’na şarap içirerek,onunla zina ettikleri ve hamile kaldıkları Tekvin’in 19. babı 30. ayeti ve devamında yazılıdır.

3- Tensiye’de, Musa aleyhisselamın ölümü,ihtiyarlığı,yaşı ve defnedildiği ve Yahudilerin O’na matem(yas)tuttukları yazılıdır(Tensiye: 34. bab).Bu ahval,Musa aleyhisselam vefat ettikten sonra,Musa aleyhisselama vahyolundu dedikleri kitapta nasıl bildirilmiştir?Bu misal,Tevrat’ın Musa aleyhisselam tarafından bildirilen ve Allahü Teala tarafından vahy edilmiş olan,hakiki Tevrat olmadığının açık delillerindendir.

4- Davud aleyhisselamın, askerlerinden Uriya’nın hanımını gördüğü ve onu yanına getirip zina ederek hamile kaldığı kocasını da harpte ön safa koyması için Yoab’a mektup yazdığı ve Uriya’nın savaşta ölerek Davud aleyhisselamın onun hanımı ile evlendiği 2. Samuel’in 11. babında yazılıdır.

5- Tekvin’in 1. babının 11. ayeti ve devamında,bitkilerin insandan önce yaratıldığı yazılıdır.

İkinci babının 5,6,7,8 ve 9. ayetlerinde ise,insanın yaratıldığı ve o zaman yer yüzünde hiçbir bitkinin bulunmadığı,nebatatın(bitkilerin)insandan sonra yaratıldığı yazılıdır.

6- İkinci Samuel’in 24. babının 13. ayetinde;”Gad, Davud’a geldi ve O’na dedi:Sana memleketinde yedi kıtlık senesi mi geldi?Yoksa düşmanların seni kovalarken onların önünde üç ay mı kaçarsı?”demektedir.

Şimdi aynı meseleden bahseden Birinci Tarihlerin 21. babının 11. ayetinde ise;”Böylece Gad, Davud’a gelip,O’na dedi:Rab şöyle diyor:Bunlardan istediğini seç:Üç sene kıtlık;yahud düşmanların kılıcı sana erişecek seni sıkıştıranların önünde üç ay bitip tükenmek;yahud da üç gün Rabb’in kılıcı ve Rabb’in meleği,İsrail’in bütün sınırlarında insanları harab edecek veba hastalığı.”demektedir.

7- İkinci Tarihlerin 36. babının 5. ayetinde;”Yehoyakim melik olduğu zaman 25 yaşında idi ve Yeruşalim’de(Kudüs’te)on bir sene meliklik etti.”demektedir.

İkinci meliklerin(Kralların)24. babının 8. ayetinde;”Yehoyakim melik olduğu zaman on sekiz yaşında idi.”demektedir.
Arada tam 7 sene yaş farkı var! Anlaşılan bu kuds-i kitabı yazanlar hesaba dikkat etmemişler.

8- İkinci Samuel’in 10. babının 18. ayetinde;Davut aleyhisselamın Suriyelilerin 400 araba ve 40.000 atlılarını telef ettiği bildirildiği halde,Birinci Tarihlerin 19. babı 18. ayetinde 7.000 araba ve 40.000 yaya askerini telef ettiği yazılıdır.

Kitab-ı Mukaddes’in içindeki kitaplar böyle birbirinden farklı malumat verirse,bunların Allahü tealanın kelamı olduğuna kim inanır?Haşa Allahü Teala,piyade ile süvariyi birbirinden ayıramaz mı?700 ile 7.000 arasındaki 10 misli fark olduğunu bilemez mi?Böyle,birbiriyle çelişen beyanlarda bulunmak ve sonra bunları Allahü tealanın kelamı kabul etmek Allahü tealaya yapılan en büyük iftira,en büyük küstahlıktır.

9- Süleyman aleyhisselamın yaptığı büyük kurban kesme yeri yani mezbaha ile ilgili olarak da:
Birinci Meliklerin 7. babı 26. ayetinde;”Kalınlığı bir karıştı.Ve onun kenarı bir kase kenarı gibi,zambak çiçeği gibi işlenmişti.2.000 bat su alırdı.”demektedir.(1 bat=37 litre)
İkinci Tarihlerin 4. babı 5. ayetinde ise 3.000 bat su aldığı yazılıdır.

Görüyorsunuz yine arada tamam 1.000 bat,yani 37.000 litre su farkı var!Anlaşılıyor ki,bu cins kitapları yazanlar,birbirlerinin farkında olmadan,akıllarına geleni kaydetmişler,tekrar inceleme zahmetinden de kaçmışlar ve ortaya böyle birbirine çelişkili fıkralar öıkmış ve bunlara,utanmadan”Allah Kelamı” demişlerdir.

10- İkinci Tarihlerin 9. babının 25. ayetinde: Süleyman’ın atları ve cenk arabaları için 4.000 ahırı olduğu, Birinci Meliklerin 4. babının 26. ayetinde ise 40.000 ahırı olduğu yazılıdır.
Görüyorsunuz, burada ahır miktarı tam 10 misli artmaktadır!

Denilebilir ki,bu Kitab-ı Mukaddes’te:”En çok rakam farkları var,acaba rakam farkı o kadar mühim midir?”Buna meşhur Alberts Schweizer’in beyanı ile cevap verelim. Schweizer diyor ki:”En büyük mucizeler bile, iki kere ikinin beş ettiğini veya bir dairenin cemberinde açılar bulunduğunu ispat edemez.Yine en muazzam mucizeler, ne kadar çok olursa olsun,herhangi bir hıristiyanın batıl itikadı içinde bulunan bir eksikliği, bir yanlışlığı düzeltemez.”

11- İkinci Samuel’in 24. babı 9. ayetinde Yoab, İsrail’de kılıç çekebilen 800.000 yiğidin,Yahuda da 500.000 kişinin olduğunu,bunları yazdıklarını krala bildirmiştir.

Aynı hususta Birinci Tarihlerin 21. babı 5. ayetinde ise Yoab’ın krala verdiği rakamda İsrail’de 1.100.000;Yahuda’da 470.000 kılıç çeken kimse olduğu yazılıdır.

12- İkinci Kralların 8. babı 26. ayetinde Ahazya’nın kral olduğu zaman yirmi iki yaşında olduğu yazılıdır. İkinci Tarihlerin 22. babı 2. ayetinde ise kırk iki yaşında olduğu yazılıdır.

İkinci Kralların 24. babı 8. ayetinde:”Yehoyakin kral olduğu zaman on sekiz yaşında idi.”demektedir. İkinci tarihlerin 36. babı 9. ayetinde ise;”Yehoyakin kral olduğu zaman sekiz yaşında idi.”demektedir.

13- İkinci Samuel’in 23. babı 8. ayetinde;”Davud’un yiğitleinin adları şunlardır:Üçlerin başı Tahkemonlu Yoşebbaşşebet, bir kerede vurulmuş sekiz yüz kişiye karşı Etsni Adino o idi.”demektedir.

Birinci Tarihlerin 11. babı 11. ayetinde bu kişinin üçlerin başı değil otuzların başı olduğu,sekiz yüz kişiye değil üç yüz kişiye mızrak kaldırdığı ve onları bir kerede öldürdüğü isminin de Yeşobeam olduğu yazılıdır.

14- Tekvin’in 6. babın 19. ve 20. ayetlerinde Allahü Tealanın Nuh aleyhisselama her hayvan cinsinden bir çift(erkek ve dişi)almasını emrettiği yazılıdır.Hemen on satır sonra 7. bab 2. ve 3. ayetlerinde ise her cins hayvandan erkek ve dişi yedi çift almasının emrolunduğu yazılıdır.

15- Hurucun 9. babı 6. ayetinde Allahü Tealanın gazabı ile Mısırlıların bütün hayvanlarının öldüğü yazılı iken 19. ayetinde Mısırlıların kırlarda bulunan hayvanlarının ölmediği yazılıdır.

16- Tekvin’in 8. babı 4. ayetinde Nuh aleyhisselama gemisinin yedinci ayda,ayın on yedinci gününde Ararat Dağları üzerine oturduğu yazılı iken, 5. ayette ise suların onuncu aya kadar iyice azaldığı ve onuncu ayda,birinci gün dağların başlarının göründüğü yazılıdır.
Şayet dağların tepeleri onuncu ayda görünmeğe başlamış ise gemi yedinci ayda Ararat Dağlarının üzerine nasıl oturmuştur?
 
17- Birinci Kralların 4. babı 26. ayetinde Süleyman aleyhisselamın 40.000 ahırı ve 12.000 süvarisi olduğu yazılı iken İkinci Tarihlerin 9. babı 25. ayetinde 4.000 ahırı ve 12.000 süvarisi olduğu yazılıdır.Ahırların sayısı Birinci Krallarda,İkinci Tarihlerde yazılandan tam on misli fazladır.Acaba hangisi doğru?

18- İkinci Samuel’in 12. babı 31. ayetinde Ammon oğulları mağlup olduktan sonra Davud aleyhisselamın şehirdeki herkesi çıkarıp arslanlar, demir tırmıklar ve baltalarla öldürttüğü ve tuğla fırınında çalıştırdığı yazılı iken, Birinci Tarihlerin 20. bölümü 3. ayetinde tuğla fırınlarında çalıştırıldığından bahsedilmeyip hepsinin katledildiği yazılıdır.Tafsirci Horn Birinci Tarihlerdeki malumatın yanlış olup İkinci Samuel’e göre düzeltilmesinin icap ettiğini yazmaktadır.  
 

* Bu derleme Türkiye Gazetesi Ansiklopedi Servisi tarafından hazırlanan İslamiyet Ve Hristıyanlık  Kitabının 104- 136. sayfalarından derlenerek hazırlanmıştır.


[ Yazar : İlhan Metinkale | Okunma : 882 | Tarih: 07.03.2009 ]
         Oy : 0-Puan : 0



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet (42 %)
Hayır (57 %)
56 - Katılım
Köşe Yazıları

Adem Karadeniz

TARİH YANLIŞ ANLAŞILIRSA BUGÜNÜN AYAĞI KAYAR

İlhan Metinkale

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KISKACINDA TARİH ALGIMIZ

Hilal ZEYBEKOĞLU

Ulubatlı Hasan ve Şehadet Arzusu

Civan ÇELİK

1890’DA JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL GEMİSİ VE ŞEHİTLERİMİZ

Hülya BELGİN

İyiki Varsın Türkçe'm

Ertuğrul GÜNER

SINAVLAR

Rümeysa

Derin Karanlık

Fazlı MACİT

BİZİM

Abdullah Enes GÜNAY

BAŞARILI ÖĞRETMEN
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
 » İddia
BİZEGİTİMCİYİZ
Website motorumuz 2013 AspSitem Ay Yildiz
Bu sayfa: 0.33 saniyede yorumlandı.
toplist.htm dosyasi toplist 1 toplist 2 toplist 3