v   DOSYALAR
  v   YAZILAR
  v   { FORUM }
  v   DEFTERE YAZ
  v   SUNULAR
  v   RESİMLER

Menü
Site sayacı
Bugün : 10
Dün : 74
Toplam : 3373222
Sayfa izlenimi aldık..
Yedek
Sizin kodlariniz buraya eklenecek
AYNAYA BAKTIĞINIZDA GÖRDÜĞÜNÜZ SADECE YÜZÜNÜZ DEĞİL,
  Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar
   AYNAYA BAKTIĞINIZDA GÖRDÜĞÜNÜZ SADECE YÜZÜNÜZ DEĞİL,

AYNAYA  BAKTIĞINIZDA  GÖRDÜĞÜNÜZ  SADECE  YÜZÜNÜZ  DEĞİL,

ÜMİTLERİMİZ  ve  GELECEĞİMİZDİR
Yeni okulumdaki ilk günüm. Tanımadığım bir dünya öğrenci. Dünyalar büyüklüğünde birsürü öğrenci. Kendimi okula yeni başlayan bir öğrenci gibi hissediyorum. Herhalde bir öğretmeni, öğrenci psikolojisine en çok yaklaştıracak, yakınlaştıracak olan durum, yeni okulundaki ilk anları, hatta günleri olsa gerektir.

Cıvıl cıvıl, sıcacık, hareketli; ama sonuçta yeni ve farklı bir ortamdaki ilk anların heyecanı ve yabancılığı. Uzun bir yaz tatilinden sonra kırk yıllık dostlar gibi birbirlerine sarılan, hal-hatır soran, gülen, gülüşen, konuşan ve koşuşan bir öğrenci topluluğu.

Yaz tatilinin coşkun akışından kalan izlenimlerini o coşkunluğun deli doluluğuyla birbirleriyle paylaşan öğrenci topluluğunun heyecanına, gençliğine, güzelliğine, kıpır kıpır oluşuna, yani bu “gürül gürül akış”a, bir öğretmen olarak, siz de bir yerinden dahil olmaya ve öğrencilerle göz âşinalığı kurmaya, onları bir şekilde tanımaya, en azından tanımaya başlamaya çalışıyorsunuz. Biraz da öğrencilik yıllarınızı hatırlamaya, anmaya.

Okulun bahçesine rastgele dağılan öğrenci topluluğuna siz de rastgele karışıp onların yüzlerine baktığınızda, gözlerindeki heyecanı gözlemlemeye başladığınızda, onların yüzündeki mutluluğu, neşeyi gördüğünüzde siz de mutlu oluyor, seviniyorsunuz. Ve işte o an fark ediyorsunuz ki bu genç, genç olduğu kadar da güzel ve güleç yüzlerin aynaya baktıklarında her gördükleri sadece kendi yüzleri değil, aynı zamanda ümitleri ve gelecekleridir. Hatta sadece kendi gelecekleri ve ümitleri de değil, bizim, yani ülkemizin ümitleri ve geleceğidir, daha doğrusu olmalıdır. Madem ki yedisinden yetmiş yedisine hayallerimizin, ümitlerimizin, yani geleceğimizin kaynağı bu topraklar, bu ülkedir ve biz de yaşımız gereği yedisinden yetmiş yedisine uzanan bu yetmiş milyonluk nüfusun yaş olarak ortalarında; ama mesleğimiz gereği “yedisinde” olanlar için varız, öyleyse o güzelim yüzler ve gönüller için ne yapsak yine de azdır. Çünkü onlar, bu ülke gibi, her şeyin en iyisine, en güzeline layık ve çok değil, sular seller gibi akıp giden zamanın hiç de uzak olmayan bir dönümünde önce yükümüze omuz verecekler, sonra da vatan genişliğindeki, nüfusumuz çokluğundaki bu ağır; ama ağır olduğu kadar da güzel emanete kendilerinden, kendi birikim ve kapasitelerinden bir şeyler, çok şeyler katıp kazandırmanın peşine, derdine düşecekler, düşmeliler de.

Ümit ve geleceği, adlarına ve çocukların, gençlerin yüzlerine en yakışır şekilde gönüllerine yerleştirebilmek için de azim ve gayret, olmazsa olmazımız, rehberimiz olmalı. Önce de bizden, öğretmenlerden başlayarak, bilgimizle olduğu kadar davranışlarımızla da örnek olaraktan. Hatta belki de bilgimizden ziyade kişiliğimiz, davranışlarımız belirleyici olacaktır ümit ve geleceği, azim ve gayret ile buluşturmakta.

Belki de öğretmenliğin en güzel tarafı, unun, yağın, şekerin bolca olduğu bir mutfakta sadece helva yapmak değil, helvanın nasıl yapılacağını öğretmek, hatta zamanla değişik helvaların, farklı tatların da üretilebileceğini geleceğin mimarları ile birlikte tecrübe etmek ve bundan hep beraber zevk almak olsa gerektir.  

Gelişi Değil; Ama “Gidiş”i Bize Bağlı Olan Hazine ve Onun Anahtarları

“Ümidin, geleceğin resmini yapın!” deselerdi ben, bir çocuğa veya gence en çok yakışan yüzü, yüzleri çizmek isterdim.

Hani baktıkça bakasınız gelen yüzler vardır ya, işte öyle güzellikte bir yüz, hatta yüzler.

Bir öğretmen olarak görmekten en çok mutluluk duyacağınız yüzler vardır ya, işte öylesine güzel yüzler.

Yani tatlı, şen, güleç ve sıcak yüzleri.

Sonra da işte böylesine güzel yüzlerin onlardan çok; ama çok daha güzel gönüllerine ülkemiz coğrafyasının büyüklüğünde değil, kültürel coğrafyamızın, coğrafyalarımızın enginliğinde, insanımız kadar derin, sevgi kadar olmazsa olmaz güzellikte sıcak ve tatlı ümitler, insanî bir gelecek ideali vermeye, aşılamaya çalışırdım.

Yolumuz uzun, hava şartları çetin; biz artık koşalım. Çünkü gelecek bizi bekliyor, demek isterdim; ama gelecek kimseyi beklemez. Hele de ona hazırlık yapmayanları hiç ama hiç beklemez.

Mesele kolaya değil, zora talip olmaktır. Kolay tercihlerin bedeli genelde çok zor ve nesiller boyu ödenir.

“Asıl ölüm, bedenin değil, ideallerin ölümüdür.” Hep genç kalmak, genç olmaktan daha zor; ama daha çok gerekli. Gençlik bir defa gelir; ama onu nasıl ve nereye kadar sürdüreceğimiz bizim elimizde, daha doğrusu asıl gençliğin sihrini bulup iksirini içenlerdedir. Yani ümitlerini ve geleceğini başka ümitlerle birleştirip geleceği hep beraber inşa edenlerde.

“Tarihimizin ruhu”nu konuşturan usta şairlerimizden üstat Yahya Kemal ne de güzel yazmış:

“Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi; Müşkül budur ki ölmeden önce ölür kişi.”

Herkes için; ama özellikle de biz öğretmenler ve öğrencilerimiz için.

Çünkü onların aynaya her baktıklarında gördükleri sadece kendi yüzleri değil, aynı zamanda ümitlerimiz ve geleceğimizdir. Bütün iş, bunu bilip bunun gereğini yapmakta, yapabilmekte. Yani ellerimizi taşın altına hep beraber ve de çekinmeden uzatabilmekte, koyabilmekte. El ele, baş başa vermeyince ne yerinden oynayabilir ki? Sadece hiç!

Herhalde bunun için bizim eserimize paha biçecek, paha biçebilecek bir babayiğit çıkmadı henüz, öyle görünüyor ki çıkmayacak da.

Acaba öğretmenlik, bunun için mi peygamberlik mesleğidir?                                                                                   

Siz ne dersiniz?

 

Adem KARADENİZ


[ Yazar : Adem Karadeniz | Okunma : 2205 | Tarih: 07.03.2009 ]
         Oy : 2-Puan : 10



Son 5 Yorum

Ekleyen: makili
Adem hocam yeni yazılarını bekliyoruz. Karadeniz'e selamlar.
Tarih : 13.03.2009 23:11:24




Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
Evet (46 %)
Hayır (53 %)
91 - Katılım
Köşe Yazıları

Adem Karadeniz

TARİH YANLIŞ ANLAŞILIRSA BUGÜNÜN AYAĞI KAYAR

İlhan Metinkale

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KISKACINDA TARİH ALGIMIZ

Hilal ZEYBEKOĞLU

Ulubatlı Hasan ve Şehadet Arzusu

Civan ÇELİK

1890’DA JAPONYA’DA BATAN ERTUĞRUL GEMİSİ VE ŞEHİTLERİMİZ

Hülya BELGİN

İyiki Varsın Türkçe'm

Ertuğrul GÜNER

SINAVLAR

Rümeysa

Derin Karanlık

Fazlı MACİT

BİZİM

Abdullah Enes GÜNAY

BAŞARILI ÖĞRETMEN
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
 » İddia
BİZEGİTİMCİYİZ
Website motorumuz 2013 AspSitem Ay Yildiz
Bu sayfa: 0.17 saniyede yorumlandı.
toplist.htm dosyasi toplist 1 toplist 2 toplist 3